Hatta insanların doğasında şu çok daha önemlidir: Maddi ve manevi imkanları ne kadar azsa, bunları elde etme isteğini de o kadar az duyarlar. En sefil vahşiler ve insanların en az aydınlanmış olanları en az şeye ihtiyaç duyarlar, durumlarını değiştirme arzusu en zor bunlarda uyandırılır; dolayısıyla, insanın çalışma yoluyla belli bir refahı önceden sağlamış olması gerekir ki, ancak bundan sonra, refah sevgisi diye adlandırdığım, durumunu iyileştirme ve yaşamını mükemmelleştirme ihtiyacını belli bir canlılıkla hisseder."
Çünkü her yeni inanç, hatta insan aklının kabul ettiği gelmiş geçmiş en barışçıl ve insancıl inanç dahi, dünyaya ilk gelişinde barış değil, kılıç getirmiştir; öğretisi şiddet içerdiği ya da toplumsal olana karşı olduğu için değil; sadece kabul ya da reddedilse de herhangi bir yeni ve yaratıcı fikrin, insanların zihinlerinde uyandırdığı heyecan yüzünden.
Bazı Anarşistlerin şiddet eylemlerine giriştiklerini biliyorum, fakat böyle eylemleri tahrik eden etkenin Anarşizm değil, korkunç ekonomik eşitsizlikler ve büyük siyasal adaletsizlikler olduğunun da farkındayım.
Evlilik ise genellikle salt ekonomik bir düzenlemedir; kadına süresi ömür boyu olan bir sigorta poliçesi sağlar, erkeğe de kendi türünü devam ettirmesini sağlayacak tatlı bir oyuncak.
Aşk, ezelden beri insan ilişkilerinin en güçlü faktörüdür; aşk, insan eliyle yapılan her türlü yasadan üstün gelmiş ve Kilise'yle ahlakın dayattığı demir parmaklıkları her çağda kırıp atmıştır.