Kitapta özet olarak bilimsel çalışmalar için Güney Kutbu'na giden bilim insanlarının hikayesi anlatılıyor. Tek bir kişinin ağzından paylaşılan hikayede, kahramanımız orada yaşadığı dehşeti bütün dünyadan saklamaya niyetli olsa da Antartika'ya yapılacak bir diğer keşif gezisini engellemek için anılarını gün yüzüne çıkarmak zorunda kalıyor ve bilinmezliği ortaya saçıyor.
Lovecraft'ı gerçekten ilginç bulduğumu söyleyebilirim, konu ve kurgu müthiş, ancak anlatımı bana hitap etmedi. Hikaye sarmadı, korkutmadı, ben hikayenin içine giremedim. ''Korkutucu'' ve ''dehşetli'' olduğunu okumaktansa hissetmeyi tercih ederdim. Diline pek takılmadım açıkçası, betimlemelerin fazlaca olması da beni etkilemedi ama en ilgi çekici kısımlar yeterince içine alamadı bence. Kısalığından olduğunu sanmıyorum, hatta bu şekilde uzatılsa inanılmaz sıkıcı olabilirmiş.
Kurgu açısından başarılı, anlatım açısından yetersizdi bence. Yine de Lovecraft'ın kurgusuna diyecek sözüm yok. Bir daha okuyacağımı da, önereceğimi de sanmıyorum.
Çok severek başladım kitaba aslında, oldukça güzel de gidiyordu ama sanırım akademik mevzuların can sıkıntıları elimdeki kitaptan da bunalmama sebep oldu... En kısa zamanda geri dönmeyi düşünüyorum.
Okuduğum ilk Tanizaki kitabıydı, sanırım yapabileceğim en iyi seçim değildi. Yine de yazara bir şans daha vermeyi düşünüyorum.
Çevirisi oldukça iyiydi, edebi dili fazla düz olsa da beni rahatsız etmedi, aksine oldukça akıcıydı. Kitabı yarıda bırakmayı düşündüm ancak yer yer merak unsuruna kapıldım ve bir yerden sonra yarım bırakmamak için bitirdim. Tekrar okumayı düşünmüyorum, başkalarına önereceğim bir kitap değil. Ama yazar hakkında çok fazla övgü duyduğum için yanlış kitabı okuduğumu düşünmek istiyorum. Bundan sonraki kitapta kesin kararımı vereceğim.
Zweig'ın okuduğum ikinci kitabı, ama aslında kitabın giriş kısmında yazarın kendisi olmadığı belirtiliyor, bu nedenle Zweig adı altında yayınlanan ikinci kitap diyebilirim.
Açıkçası en başta Olağanüstü Gece'nin gelişini beklerken biraz sıkıldım ama ilerledikçe kitap hızla içine çekti. Bir insanın uzun yıllar hissizce yaşadıktan sonra bu halden kurtuluşu çok iyi anlatılmış. Karakterin gelişimi kitap kısacık olmasına rağmen başarılıydı bence.
Yine de en sevdiğim kitaplardan biri olacağını düşünmüyorum, tekrardan okumayı betimlemeleri ve duygusal gelişimi anlatımı için düşünebilirim. Benim için normal, iyi bir kitaptı.
İyi okumalar.
Okumaya başlarken kitapla ilgili beklentilerim çok yüksekti, açıkçası büyük ölçüde bu beklentilerimin boşa çıktığını düşünüyorum. Edebi anlamda kitabın güzelliğine diyecek bir şeyim yok ancak öykülerin anlattıkları, karakter çözümlemeleri oldukça iyi olsa da benim açımdan öykülerin sonlarının bu denli havada kalması hoş değildi. Özellikle ilk hikaye olan Körfezde okuması çok zor bir öyküydü. Okuduğuma pişman değilim ancak tekrardan okuyacağımı düşünmüyorum.