Beşikten mezara kadar hiç kimse, onu cezalandıracak, hapse tıkacak ya da yaşama hakkını elinden alacak, var oluşunun koşullarını kendisine dayatacak gücü elinde bulunduran bir başkasının emirleri, kaprisleri ya da isteklerine boyun eğmek zorunda olduğu sürece güvende ve emniyette olamaz.
Devlet, toplum ve ahlak yasaları hep bir ağızdan aynı nakaratı tekrarlar: İnsan, dünyadaki bütün zaferleri kazansa da kendi bilincine varmamalıdır.
lnsan, yalnızca emeğinin ürünleri üzerinden degil, yaptığı şeylere olan ilgisi ya da tutkusu, özgür inisiyatif ve orijinallik gücü bağlamında da soyguna uğrayabilir.