“Burada mutluysan, niye gidiyorsun, anlamıyorum, demişti ona Catherine.
-Sevilmek tehlikesini yaşayacaktım küçük Catherine ve bu da benim mutlu olmamı engelleyecekti.”
“İnan bana, büyük acı yoktur, büyük pişmanlıklar, büyük anılar yoktur. Her şey unutulur, büyük aşklar bile. Yaşamda aynı anda hüznün ve çoşkunluğun bulunuşu bundandır.(…)”
“Sizin gibi düşünmek için, dedi gülümseyerek, insanın ya çok büyük bir umutsuzluk içinde yaşaması gerekir ya da çok büyük bir umut içinde.”
- Belki de her ikisi birden.