10/10
·72 syf.··
2026 34. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 11:34
On yaşındaki Oscar’ın 110 yıllık öyküsü… 72 sayfaya sığınmış koca bir ömür gibi yaşadı Oscar son on gününü. Ailesinin yetersizlikleri ile barışmayı öğrendi. Aşık oldu. Ayrılıklar yaşadı. Seyahatlere çıktı. Belki de ömrünün on yılında yaşayamadığı kadar macera yaşadı son on gününde… Bir bitkiyi sevmeyi öğrendi, çelimsiz Sahra bitkisinin görevini cesurca yerine getirisini izledi. Anlam aradı, etrafındakilere ışık oldu. Ve on yaşında bir çocuk hayata gözlerini yumarken nice yetişkinin bulamadığı bir şey buldu “ var olmanın mutluluğu “… Do not stand at my grave and weep I am not there. I do not sleep. I am a thousand winds that blow. I am the diamond glints on snow.
Oscar ve Pembeli MeleğiEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 2026729 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 2. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 18:52
Saniye Hocam çok sevdiğim, hayran olduğum bir yazar. Önceki kitaplar daha akademik ders kitabı tadındaydı bu ise su gibi akışkan olmuş. Hem senaryoları hem kendi hayatından örneklerle "Ergenlik çocuğun zorlandığı bir süreç midir; yoksa en çok biz ebeveynlerin büyüdüğü, kabuk değiştirdiği, vedayı öğrenmek zorunda kaldığı bir içsel yolculuk mudur?" Sorusuna cevaplar vermiş bilimsel bilgi ve yaşamsal tecrübeyle yoğrulmuş donanımıyla. Çok da güzel olmuş. Kitabı birebir uygulayamayız doğru ama deneyebiliriz , yine de olmayabilir ama ya olursa.... :) Bilgi, ebeveyni rahatlatır. Çocuğun birçok istenmeyen davranışının kendi kişisel reddedişi değil de gelişimsel süreçle alakalı olduğunu bilmek, ebeveynde sabır ve anlayışı arttırıyor. Anlayış ise bir ergenin ihtiyaç duyduğu en önemli duygu. Anlaşıldığını bilen nesiller yetiştirirken bilginin ışığıyla farkındalığı yüksek ebeveynler olmak isteyen ve bu yolculukta kendisine yoldaş , yol gösteren, ışık saçan bir fener arayışında olanlar okusun ;) Pehhh bizim zamanımızda kitap mı vardı vttırıvızık şeyler bla bla blow diyenler okumasa da olur :) Bir kitap okudunuz diye dünyanın en iyi ebeveyni olamazsınız ama bilgiden sabrınız, anlayışınız artabilir.
Ergenlik Kapıyı ÇarpıncaSaniye Bencik Kangal · Kronik Kitap · 2025416 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Muhteşem Betimlemeler.
Puan vermedi·
"öyle bir ma'buddur ki derin düşünceler onu idrâk edemez; akıl- fikir, denizine dalanlar, zâtının künhüne eremez. bir sınır yoktur ki sıfatını sınırlayabilsin; bir vasıf yaratılmamıştır ki zatına lâyık bulunsun. yoktur ona sayılı bir an; yoktur onun için ertelenmiş bir zaman. yaratılanları, kudretiyle o yaratmıştır; rüzgarları, rahmetiyle o estirmiştir; yarattığı yer yüzünü, kayalarla perçinlemiş, pekiştirmiştir. dinin evveli onu tanımaktır. tanıyışın kemâli, onu tasdik etmektir. tasdik edişin kemâli, onu bir bilmektir. bir bilişin kemâli, ona karşı öz doğruluğuna ermektir. öz doğruluğunun kemâli onu noksan sıfatlardan tenzîh etmektir. çünkü bilmek gerekir ki ne sıfat söylenirse söylensin, o sıfatla vasfedilemez; her sıfat, vasfedilenden gayridir; onunla bilinemez. onu vasfetmeye kalkışan, onu bir başkasına eşit etmiş sayılır. başkasını ona eşit sayan, ikiliğe düşmüş olur. ikiliğe düşen, tecezzîsini kaail olur; tecezzîsini kaail olan, onu tanımamış olur. onu tanımayan, ona cihet isnat eder, ona işaret eyler. ona işaret eden, onu sınırlar. sınırlayan, sayıya sokar. her nerde derse, onu bir yerde sanır, ona mekân isnat eder; bir yerde diyense, başka yeri ondan hâlî sanır. vardır, yaratılmaksızın. mevcuttur, yokluktan var olmaksızın. her şeyle biledir, beraber değil. her şeyden gayrıdır, ayrı değil. işler yapar; harekete, âlete muhtaç olmadan. görendir, görülen yokken. birdir, bir varlığa muhtaç bulunmadan, hiç bir varın yokluğunu garipsemeden. halkı yarattı, yaratmaya koyuldu, düşünüp kurmadan, işe deneyişten faydalanmadan, bir harekete, âlete muhtaç olmadan işe koyulmadan, koyulup yorulmadan. " gibi muhteşem tanımlamalar içeren kitap. --- "He is such a God that deep thoughts cannot comprehend him; those who dive into the sea of intellect cannot reach the depths of
Nehcül BelagaAbdülbaki Gölpınarlı · Der Yayınları · 1990120 okunma
Puan vermedi
kanije defense (1601): the glorious resistance of the ottoman empire and the genius of tiryaki hasan pasha history is sometimes written with the incredible courage of a handful of men and the genius of a leader. here is the kanije defense, it is just such a victory! tiryaki hasan pasha and 8,000 ottoman soldiers showed an epic resistance against the giant habsburg army of 50,000 men and went down in history in golden letters. ottoman's fateful moment: kanije castle think about it, the year is 1601. the ottoman empire is in constant struggle with the habsburgs. kanije castle passed into the hands of the ottomans in 1600 and has great strategic importance. however, habsburg emperor ii. rudolf sends a huge army to take back this castle. commander archduke ferdinand surrounds the castle with soldiers collected from germany, hungary and various european states. number superiority? it belongs to the enemy. logistical support? it belongs to the enemy. but the ottomans have something in their hands: a strategic genius and an unshakable will! tiryaki hasan pasha: the embodiment of cunning and military genius this man is a master of war! as his name is "tiryaki", which means constantly alert, alert, intelligent... he knows how to defeat the enemy with his limited power. here are some of his tremendous tactics: • continuous night raids: ottoman soldiers forbade the enemy's sleep by making sudden attacks on the habsburg camp. he didn't let them breathe easily. • deceiving movements: although there were a small number of ottoman soldiers in the castle, the cannons were constantly fired from different points, giving the enemy the feeling that there was a large army inside. • fake letters: he spread the rumor that a large aid army came from the ottoman forces. the habsburgs
Ottoman Wars 1700 - 1870Virginia H. Aksan · Routledge · 200722 okunma
6/10
·176 syf.··
2024 55. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2024 22:58
Yazar Alman felsefeci. Işi gereği felsefe okumalarını bolca yapmış. Bu okumalarından zihninde yer yapmış kavramları, cümleleri, betimlemeler bir aforizmalar hâlinde rast gele kendine göre kaleme almış. Yazarın belleğinde yer etmiş konuları kendine has (modavari) tarzda biraz da allengirli (filosozfari) cümleler ile sıralamış. Mesela; 'aşk... zıvanadan çıkmış asimetrik ateşlilikler matematiğidir.' 'iki namevcudiyet arasında gerilen düşünce, kendi kendini yürürlükten kaldırmada ayak direyen şimdinin geçirgen zemininde dolanır ' Ayrıca saçma önermeler de mevcut. Örneğin: 'pencere kapıdan farklıdır, çünkü onu onun içinden geçmeden açıp kaparsınız' Ayrıca felsefe yapacağım diye şöyle bir başlık abartılı modernist: -Blow job Kısacası aktüel felsefe üzerine kafamdan geçenler üzerine yapılmış bir TV ya da radyo programı gibi olmuş. Aklıma Gülse Birsel'in GAG programı geldi. Ancak tabi ki çok okumak gibi bir alt yapısı da, hakkını yemeyelim.
Aşikarlık DehşetiMarcus Steinweg · İthaki Yayınları · 201920 okunma
9/10
·240 syf.··
2024 232. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2024 02:33
İnsanlar bu kitabı ne yönden rahatsız edici buluyor anlamıyorum. Böylesine nadide el yazmaları ortaya çıkarıldığı ve hâlâ daha var olduğu için minnettar olmalıyız. Her neyse, bu kitap için iki adet yazı hazırladım, ilki ve daha yüzeysel olanı ile karşınızdayım. Umarım açıklayıcı olmuştur, keyifli okumalar. "Satyricon" bugün iki özelliği ile ünlüdür: 1. (Tartışmasız bir şekilde) tarihteki ilk roman olduğu ve, 2. "Müstehçen" bir kitap olduğu için. Ne yazık ki, orijinali çok daha uzun olan bu çalışmanın sadece 141 bölümü günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Ancak sadece bu bölümlerle bile son derece zorlayıcı bir okuma olma özelliği taşımaktadır. 1. yüzyılda, Nero döneminde yazılan Satyricon, ondan önce ortaya konmuş hiçbir yazılı esere benzememektedir. (Belki de bu kitap hakkında fikir yürütmenin en iyi yolu, ona küçük bir nesir macerası gözüyle bakmaktır.) Ana karakterimiz İthaka kralı yerine, eski gladyatör (ve şu anki "alçak") Encolpius'tur. Kendisi, 10 yıllık bir savaştan sonra sadık eşine ve evine dönmeye çalışmak yerine, bedava yemek bulmak, eski avcıları dolandırmak ve (en önemlisi) işine geri dönebilmek için erektil işlevsizliğini düzeltmekle ilgilenmektedir. Homer'a pek benzemiyor değil mi... Fakat öyle hemen vazgeçmeyin, kitapta inanılmaz komik olaylar da olmakta. Aristophanes, Menander, Terence ve Plautus gibi yazarları komik buluyorsanız şayet, doğru yerdesiniz demektir. Şuna bir bakın (Türkçe çevirisi elimde mevcut değil maalesef ancak merak eden olursa hemen çevirebilirim): "Tryphaena’s cohorts, spurred on by the hysterical screaming of her maids, prepared to attack us with their bare hands. Only the pilot remained aloof, cursing the whole fracas as the lunatic work of a mob of perverts and threatening to abandon his post unless we stopped immediately.
Edebiyat
The SatyriconPetronius Arbiter · Penguin Classics · 201136 okunma