Yn

Alından öpmek ve Epifiz Bezi Peygamber efendimiz çocukları her zaman alınlarından öpermiş. Bize de tavsiyesi bu yönde olmuş. Alından öpmenin Epifiz Bezi'ni (üçüncü göz olarak da bilinir) uyarıcı bir etkisi vardır. Bu aynı zamanda Hipofiz Bezi'ni de uyarır ve bunun sonucunda vücutta Melatonin salgılanır. Melatonin, insan vücudunda doğal olarak bulunan ve uyku-uyanıklık döngüsünü düzenleyen bir hormondur. Alından öpmenin etkileri verimli bir uyku ile sınırlı değil. Zihin arınır Hafıza güçlenir Akli melekeler açılır Büyüme hormonu dengelenir Moral, motivasyon tam ve yetkin olur Bilinçaltı korkuları azalır Çocuğun benlik gelişimine katkısı olur Günümüzde bilim insanları ve psikologlar da şöyle diyor; "Çocukları alnından öpmek özgüvenlerini yerine getirir, hissettiği güven ve huzur sebebiyle uyku verimi artar ve sözünüzü dinler..." Peki sadece çocuklar üzerinde mi etkilidir alından öpmek? Elbette ki hayır. Yetişkinlere de huzur ve güven hissi veren ve sakinleştiren, odaklanmayı kolaylaştıran bir etkisi vardır. Zira alnının tam ortası kişinin zihin ve odaklanma makamıdır. Oradan öpmek bir bakıma ruha dokunmak gibidir. Sevdiklerinizin ruhlarına dokunun...
Din
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ne kadar da nazlı olduk, alıngan olduk böyle! Evet aşırı derecede alıngan olduk. Başörtüsünden bahsedilince başını ötmeyen alınıyor. Başörtüsünün dine uygun olması gerektiğinden bahsedilince başını örtenler alınıyor. Faizden bahsetme sakın. Faiz alıp verenler alınıyor. İçkiden bahsetme! Meyhane sahipleri, büfeciler alınıyor. Hırsızlıktan hiç bahsetmeyin. Derin güçler alınıyor. Kumardan, piyangodan bahsetme. Piyango bileti alan alınıyor. Evlilikten bahsetme! Femenler alınıyor. İffetten bahsetme! Kim iffetsiz, kimi kast ettin diyenler alınıyor. Namazın öneminden, terkinin günahından bahsetme! Namaz kılmayanlar alınıyor. Oruçtan ise oruç ayında bahsetme! Provokatör olursun. Alınanlar alınıyor. Kabircilik hastalığından bahsetme! Kabirden geçinenler alınıyor. Bid'atten bahsetme, haseneciler alınıyor... Putlardan, heykellerden bahsetme! Heykeltıraş ve putperestler alınıyor. Fuhuştan bahsetme! Kadın tacirleri alınıyor! Nasıl bir İslam istiyorlar? Hutbelerde ağaçtan bahsedilen, sohbetlerinde parmak arasını ovalamanın faziletinden bahsedilen ve sadece camide yaşanılan bir İslam istiyorlar. Maalesef nasihat edenleri sevmeyenler çoğaldı. Nasihat edenler bile başka nasihatçilerin nasihatinden hoşlanmaz oldu.
Din
Sosyal medyanın bu derece rağbet görmesinin nedeni insanların reel hayatta yaşadıkları "elalem ne der" korkusundan kısmen de olsa uzaklaşmalarıydı. Özellikle de fake hesap ile akın akrabayı da ekarte edenler için özgürce var olunabilir bir alan oldu buralar. Mesela; yazdığı şiirleri reelde kimse ile paylaşamayanlar, özgürce yazdı burada. Gülsem hafiflik olarak görülür mü, ağlasam ayıplayan olur mu demeden sergilendi duygular. İnançlar savunuldu, siyasi görüşler tartışıldı. Tabii bununla birlikte buraların sağladığı en büyük lüks olan engel butonu da bolca kullanıldı. Neden kullanılmasındı? Reel hayattaki mecburiyetler yoktu ki burada. Herkesin varlığı bir tuşa bağlı sonuçta. Hoşlanmadığımız şeylerden kurtulmak bu kadar kolayken, elbette kullanacaktık bunu. Derken zaman geçti ve insanın sosyal bir canlı oluşunun gereği olarak samimiyetler kurulmaya başlandı. Tıpkı reelde olduğu gibi burada da bir çevremiz oldu. Direkt konuşmasak da aynı binada ya da aynı mahallede yaşayan insanlar gibi birbirimizin varlığına alıştık. Kendi listemde yıllardır ekli olan onlarca insan var mesela. Zaten nolduysa bu alışkanlıkla birlikte oldu. Reelde kaçtığımız o korku bizi burada da buldu. Ayrışmaya ve sadece bizim gibi düşünen insanlarla muhatap olmaya başladık. Şiir yazanlara "hayırdır kime yazıyorsun bunları" diyebilirdik artık. Gülüp eğlenenleri ciddiyetsizlik ile suçlayabilir, dert anlatanları yargılayabilir, yüzlerce el değmemiş dedikodu üretebilir, fikirlerimizi sorgusuz alkışlayacak taraftarlar bulabilirdik. Bizim gibi inanmayanı tekfir etmek, imanını sorgulamak hatta dinden çıkartmak en doğal hakkımızdı artık. Bizim dogrumuza doğru, egrimize eğri demeyenle ne işimiz olsundu. Şimdi bakıyorum, herhangi ciddi bir konuda yazmak için kripto, vatan haini, dinsiz, yobaz, geri kafalı,
İnsanlar
İnsanların aklını, mantığını kullanması gerekir. Fakat hangi akıl? Şeytanın esareti altındaki nefsin aklıyla doğru yol bulunamaz, çünkü o akıl sadece nefsin ve egonun istekleri doğrultusunda çalışır. İstediğin kadar oku, ilim tahsil et, eğer öğrendiğin ilim egonu coşturuyorsa, şeytani zihnini güçlendiriyorsa o ilim neye yarar, o akıl neye yarar? Allah'ı bilemeyen, bulamayan akıl, akıl değildir. Akıl esaret altında değilse, nurlanmışsa akıldır. Kitaplar yüklenmiş mahlûkattan değil, ilmi hazmetmiş ehli kemalattan olmak marifettir.
Din
Âlimin ölümü, âlemin ölümü demektir.. إِنَّا لِلَّٰهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi raciun. ‏ ‪#menzilgöçtü canımın cananı...
Din İslam