Yn

Net olmayan insanı sevmem.
İnsanlar
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kendini bulunmaz Hint kumaşı sananlar ... Birincisi ben Hint kumaşı sevmem İkincisi burası Hindistan değil Türkiye 🤣
İnsanlar
Kırgınım. Ve bunun ne anlama geldiğini henüz ben de bilmiyorum.. Uçuş Denemeleri
Edebiyat
Kendimi böyle hissettiğim doğrudur. Derler de derler. Ne derlerse desinler sen doğru yaptığın işe bak! İmam Şatibi İtisam adlı eserinde kendisine yöneltilen eleştiri ve isimlendirmeleri anlatırken kendi durumunu Abdurrahman bin Batta'nın durumuna benzetir. Abdurrahman bin Batta kendisini şöyle anlatır: Eğer insanların dediklerinin aynısını söylersem bana muvafık derler, bir harf bile farklı bir şey söylesem muhalif derler. Kitap Sünnet'e aykırı olarak yaptıkları bir şeyden bahsetsem harici derler, tevhit ile ilgili bir hadis söylesem bana müşebbihe derler. Rüyetullah ile bir şey söylesem salimi derler, imanla ilgili bir şey söylesem mürcie derler. Ameller ile ilgili bir şey söylesem kaderiyye derler, marifet ile ilgili bir şey söylesem kerrami derler. Hazreti Ebû Bekir ve Hazreti Ömer ile ilgili bir şey söylesem nasibi derler, Ehli beyt'in faziletine dair bir şey söylesem rafizi derler. Eğer bir ayet veya hadisi tevil etmeksizin olduğu gibi söylesem zahiri derler, zahirinden farklı bir şey söylesem batıni derler, tevil etsem eşari derler, zahirini ve tevilini söylemesem bu sefer de mutezili derler. Sünnetler ile ilgili bir şey söylesem - örneğin kıraatle ilgili - bana şafii derler, kunut ile ilgili bir şey söylesem Hanefi derler. Kur'an ile ilgili bir şey söylesem hanbeli derler, eğer rivayetlerin tercih edilen görüşünü alsam beni o alimleri itham etmekle suçlarlar. Bundan daha da ilginç olanı ise bana bir isim/kulp takmak istedikleri zaman Allah Resulünün hadislerini okuyorlar. Bunlardan birine yaransam diğerlerine düşman oluyorum. Bunlara yalakalık yapsam bu sefer de Allah teâlâyı kızdırmış olurum. Onlar Allah'tan gelecek bir şeyi benden savamazlar. Ben Kitap ve Sünnet'e sıkıca sarılacağım. Kendisinden başka ilah olmayan ve bağışlayan ve acıyan Allah
Din
Sayfamız simamızdan daha dindar. Güzel bilgileri paylaşma hastalığı. Kendimize şunu sorduk mu hiç? Ben iyi ve güzellikleri tebliğ ediyorum ama temsil ediyor muyum? Güzellikleri tebliğ etmek yani paylaşmak, ulaştırmak, iletmek kolaydır. Güzel bir yazı yazarsınız onu paylaşırsınız. Güzel bir bilgi elde edersiniz onu başkalarıyla paylaşırsınız. Hikmetli bir söz okursunuz onu profilinizde paylaşma gereği duyarsınız... Ama ne yazık ki bazılarımızın profil sayfası, profilinden daha dindar gözüküyor. Sayfası ayetler, hadisler, hikmetli yazılar, öğüt dolu içerikler, güzel videolar, resimli mesajlar ile dolu. Sayfa, sayfanın sahibinden daha mütedeyyin! Bazılarımızın sosyal medya hesabı, işletme hesabından daha takvalı. Sayfasında ticaretle ilgili ayetler, hadisler, yazılar, fetvalar, takvalar var ama bunları paylaşan adamın ticarethanesinde iş ahlakı yok, işçi ahlakı yok, işveren ahlakı yok, helal kazanca dikkat etme yok, borca vefa yok, dürüstlük yok... Sosyal medya hesabı cennetlik gözüküyor ama hesabın sahibi cehennemlik gözüküyor... Bazılarımızın paylaştıkları, giyim ve kuşamından daha tesettürlü. Profil sayfasına baktığında zannedersin büyük bir hanım evliya bu sayfanın sahibi... Ama gerçekte düğünlerde kendinden geçen biri. Paylaştıkları tesettürlü, iffetli ama paylaşımı yapan, tesettüre dikkat etmiyor, iffetini korumuyor, Müslüman kadın ahlakına dikkat etmiyor... Allah tebliğ ettiklerimizle değil temsil ettiklerimizle bizi yargılayacak. Paylaştıklarımızla değil, pay çıkardıklarımızla ödüllendirecek. Bu din laf işi, paylaşım işi, tebliğ işi değil, lafın gereğini yapma, paylaşımın içeriğini yerine getirme ve temsildir. Tebliğ, temsil varsa değer kazanır.
Din