Usamə b. Zeyd şöyle bir olay rivayet eder
“Resulûllah aleyhisselam bizi bazı kabilelere gönderdi. Onlar da bizim gelişimizden haberdâr olarak kaçtılar. Biz bu grubun içinden birisine yetiştik. Onu yakalayınca, ‘Lâ ilahe illâllah’ deyiverdi. Fakat biz kendisini öldürdük. Döndüğümüzde bu olayı Peygamber aleyhisselâm’a aynen anlattım ve
"Ey Allah’ın Resûlü, o adam, bunu ölümden korktuğu için söyledi" der
Peygamberimiz aleyhisselâm:
"Kalbini yarıp baktın mı ki, bunu başka bir sebepten dolayı söylemiş olduğunu bilesin!
Kıyamet gününde ‘Lâ ilâhe illallah’ kelimesinin karşısında kim senin yardımcın olacak?" buyurur.
Allah'a emanetini teslim eden her canlının seveni de vardır sevmeyeni de lakin ölenlərin ardından onun imanına şahit değilken
'islama ne hizmeti olmuş, rahmet dilemiyorum, cehenneme kadar yolu var' gibi cümleler hangi müslümana yakışır.
Demezler mi ki adama,
Sen İslam için ne yaptın, namaz uykudan hayırlıdır diye davet gönderen yaradanın davetine icabet edip kaç sabah namazında cami saflarında el bağladın, kaç yetime sahip çıktın, kaç kez Allah'ın kelamını Türkçe okuyup hayatını ayet ayet yaşadın?
Ayıptır..
Açık açık kâfir olduğunu belirtmeyen herkes rahmet nazarındadır
İbrahim Hakkı Hazretlerinin buyurduğu gibi;
Hakkı gel sırrını eyleme zâhir
Olmak ister isen bu yolda mâhir
Harâbât ehlini hor görme zâkir
Defîneye mâlik vîrâneler var...