Esra Doğan

Güzel bir mayıs sabahı, incecik bir amazon görkemli bir al kısrağın üzerine binmiş, çiçeklerin arasında, Boulogne Ormanının yollarından geçiyordu…”
Reklam
Tarroy'yla ilgili aklından silinmeyen tek görüntü, kendisini götürmek üzere arabanın direksiyonuna sımsıkı sarılan bir adam ya da şimdi hareketsiz yatan şu kalın bedenin görüntüsüydü.
İnsanların öldürülülmesinin, sineklerin öldürülmesi kadar gündelik sayıldığı şu anlamsız dünyayı tanıdığımızı sakin sakin yadsıyorlardı.
Her zaman istenebilecek ve bazen elde edilebilecek bir şey varsa, onun da insan sevgisi olduğunu şimdi onlar biliyordu.
Kendi içindekilerin doğrudan o binlerce vebalı sese karışmak üzere olduğunu hissettiğinde, tek tek her acısının aynı zamanda başkalarının da acısı olduğu ve acının çoğu kez tek başına yaşandığı bir dünyada bunun bir avantaj olduğu düşüncesi onu durdurmuştu.
Reklam