Gökyüzü öyle yıldızlı, öyle berraktı ki, onu gören sormadan edemezdi: Nasıl oluyor da böyle bir göğün altında türlü türlü suratsız, kaprisli insan yaşayabiliyor?
Sana şunu söylemek isterdim: Bana öyle geliyor ki, ben hiçbir zaman kendimi tanımadım. Evet! Öyle sanıyorum ki, insanları tanımasını, onları takdir etmesini ancak dün öğrenebildim. Katı yürekliydim... Hiçbir zaman bir kimseye iyilik etmek elimden gelmedi. Bunu beceremezdim, benim için imkânsızdı bu... Muhakkak ki hiç de sevilecek bir tarafım yok... Ama gene de, herkes bana iyilik etmek istiyordu! En başta sen.. Bunu görmüyor muyum sanki? Halbuki susuyorum, hep susuyorum.