seversin diye söylerim her sana uygun olsun çünkü her şeyin birbirine uygununu sen bulursun
gel ellerini ver en güzel ellerini öyle ruhum, ateş yüreğim, kokum, birlikte öyle
Gitgide güçleşen simyası burda olmanın, ışıksız kapıların güneş yoksulu sahanlıkların sana verdiği ürküden,
Birden alınan kentlerin dükkânları nasıl kapanırsa, ölülerle dolunca sonsuz ülken, ey Mağribî, kanının hiç uğramadığı bir yerlerinde, çadırları ve bir ağacı bırakmanın sızısı.
Çok üşürdük hep üşürdük üşümekti bütün yaşadığımız
Üşürdü ellerimiz aşkımız sonsuz uzun sakallarımız
Tükenir dağınık diriliği kaşıntımızın bir gün
Birgun kalır uzun kitaplarda anısı çok Üşüdüğümüzün
Bir tohum atılmış toprağa Âdem'den
Sabırsız ve ürkek
Durmuş, süt mavi gecesine yazların
Bağlı karaların en kabasına
En incesine beyazların
Bir nemli sevda içinde sevinçli
Ergeç boy verecek.
Ne denmişse yalan hayat için, İşte o, yaşandığı gibi sokaklarda. Cümle geçmişimi aziz bileceğim Turnam bir gün bırakmıyacağım seni Yaşamak ve sevmek için ardarda, Ömrüm oldukça peşinden geleceğim...