Türk siperleriyle çok yakındık. Bizim siperlerimize o kadar yakindilarki, ateş kesildiği zaman alcak sesle konusurduk, ayaklarimizin ucuna basarak dolaşır ve hiç bir gürültü çıkarmamaya calisirdik. Genellikle hava kararır kararmaz ateş kesilir , biraz daha rahat hareket etmeye baslardik.gecenin orta yerinde ve asagi yukari her gün aynı saatte , Türk siperlerinden bir ses yukselirdi. Öyle gür , öyle içli ve dokunaklı sesti ki dinlemeye doyamazdik. Yarım saat kadar süren bu konser , bir zman sonra komşu siperlerdede duyulmuştu. Zaman zaman bizim siper, Türk konserine dinlemeye gelenleri misafir ederdi. Bu sese hepimiz hayrandik. Ancak ne söylerdi , bu tatlı ve iç yakan , ruhumuzu kavuran Nağmeler söylerdi, bilmezdik, fakat derinden derine etkilenirdik.
Bazen hafif bir esinti çıkar ve bu tanık Nağmeleri başka yöne götürürdu. Biz kulaklarimizi dört açıp daha iyi duymak için neredeyse başımızı dışarıya çıkaracak hale gelirdik. Efsunlu bir sesti bu!
Gündüz savastigimiz insanın gece söylediği müziği dinlemek ve ondan etkilenip duygulanmak, ne ilginc bir işti. Ama gerçekti...
Bir akşam konser saati gelmişti . Ama o alıştığımız ses duyulmiyordu. İkinci üçüncü dördüncü aksam yine konser yoktu. Hepimiz merak içinde kalmistik. O gece , durumu ogrenmeye karar verdik . Türkçe bilen savaş muhabirine yazdirdigimiz bir kağıdi tasa sarıp Türk siperlerine firlattik. Bu kagittaki iki cümleyle, konserin niçin kesildiğini soruyor ve Selam yolluyorduk Türklere .
Bir süre sonra , firlattigimiz taş , arka yüzü yazılmış kağıtla birlikte siperimize atilmisti. Bu kağıtta ne yazıldığını biraz da tahmin etmekle beraber çok merak ediyorduk.
Kagittaki tek türkçe cümlenin ne dediğini anlamamiz uzun sürmedi . Haberi getiren arkadaşımızın yüzünü hüzün burumustu. Tabii, cümleyi
"Allah'ım, şu ellerimin işlediği bütün günahları affet. Şu ağzımın söylediklerini, dilimin dönüp de kelimeye çevirdiklerini, aldığım bütün yasak ve yanlış kokuları, yüzümü çevirdiğim hatalı yönleri, şu kulaklarımın duyduğu duyulmaması gereken sözleri, benim yüzümden benim başıma gelenleri, kendi ellerimle kendi boynuma sardıklarımı ve şu ayaklarımın yürüdüklerini affet."
Nar Ağacı
Yeni Zelanda da camiye yapılan saldırıda 40 Müslüman hayatını kaybetti. Ama bu işin sonunda o katilin aklı dengesı bozuk olur. Öldürülen Müslüman olduğu zaman katil terörist olmaz ama eğer öldürülen onlardansa müslümanlar terörist. Allah sizin de size destek vereni bizim imamezi kaldırıp bizi dunyaya boncuk misalı dağıtıp başımızı kaldıranların da Allah belasını versin...