"Karısının, beyazlığını, tombulluğunu, ellerinin, boynunun parlaklığını, saçlarının parıltısını, hayat dolu gözlerinin ışıltısını suç olarak görüyordu. Bütün ruhuyla nefret ediyordu ondan."
"İvan İlyiç de, kendi hayatını nasıl zehirlemişse şimdi de başkalarının hayatını zehirlediğini, üstelik bu zehrin azalmayarak gitgide bütün varlığını sardığını anlayarak tek başına kaldı."