Elime kalemi alınca hiçbir şey gözümde değil, üzüntülerim siliniyor, cesaretim artıyor. Ama asıl mesele, bakalım gerçekten değerli bir şeyler yazabilecek miyim?
Ben yazdıklarımın en sert, en amansız eleştirmeniyim. Ne olduğumu, yazdıklarımın iyi olup olmadığını biliyorum. Yazı yazmamış olanlar bunun ne zevkli şey olduğunu bilemezler.
Ama alacakaranlıkta, açık bir pencere önünde insanlar birbirlerine gün ışığındakinden daha çok şey söyleyebiliyorlar. Hem duyduklarını bağıra çağıra söylemektense fısıldamak çok daha kolay.
Gelgelelim uyanıp da bir gün daha geçmiş olduğunu, buna karşılık emellerimden hiçbirinin gerçekleşmediğini görmek o kadar acı ki. Doğru dediğin, Anne deli kızın biri. Ama sanki içinde yaşadığımız şartlar çok mu akıllıca?