Ve insanoğlunun bu hastalığı o kadar üzücü ki! Sıradanlığını yaldızlı yalanlarla gizlemeye çalışması, iki boyutlu basit ruhunu üç boyutlu bir labirent gibi göstererek pazarlaması o kadar üzüyor ki beni…
Babasının kucağında annesine öpücükler gönderen Kayra'nın fotoğrafını çeken makine, şimdi bir otel odasında sırtını kamçılayan Kayra'yı resmediyordu. Ne müthiş bir yol, diye düşündüm. Ne kadar uzak bir mesafe. Nereden nereye! Gerçekten gerçeğin dışına. Çok uzun bir yol. Daha gidecek bir yer kaldı mı? Daha yol var mı? Asfalt biteli çok oldu, toprak yoldan patikaya geçeli de yıllar oluyor. Gidecek bir yol kaldı mı?
Bundan daha acı verecek olanı, kol ve bacaklarımın dört ayrı ata bağlanıp birinin havaya ateş etmesi mi?