Hiç sahip olmadıklarıma ve asla olamayacaklarıma doydum artık, var olmayan tanrılardan bitkin düştüm. Hiç girmediğim bütün savaşların yaraları var üzerimde. Sarf etmeyi hayal bile etmediğim çabalar, etimi bitap bıraktı.
İçimde öyle bir sıkıntı var ki yaşlar gözümün ucunda - ağlarken dökülen değil, tutulan yaşlar bunlar; bir ruh hastalığının yaşları, hissedilebilir bir ıstırabın değil.
Her şeyi derinlemesine hissetmek yüzünden, elde edemeyeceklerimizin dışında, henüz tohum halindeki ruhlara yürüyen duyguların, derinlemesine hissetme yeteneğiyle uyuşabilecek insani faaliyetlerin, farklı türlerden gerçek şeylerin arasında kaybolmuş heyecanların ve tutkuların dışında hiçbir şeyi umursamaz oluruz.