Kendimi katıksız bir boşluk, bir insan yanılsaması, bir varlığın mekânı, tuhaf bir böceğin boşu boşuna, hiç olmazsa ışığın ılık bir anısını bulmak için didindiği karanlık bir bilinç gibi hissediyorum.
Hemen hep kendimizin dışında yaşarız ve hayat hiç bitmeyen bir bozgun, bir dağılmadır. Bir taraftan da bir merkez gibi kendimize yönelir, kendi etrafımızda gezegenler misali saçma, uzak elipsler çizeriz.