Partneri ona çok aşık olduğu için onu başka kimseyle paylaşmak istemiyor gibi gelir. Oysa gerçekte yavaş yavaş kadının hayatındaki önemli insanlardan ve aktivitelerden vazgeçmesini sağlar.
Ancak bir kadın, partnerinin ihtiyaçları uğruna kendi ihtiyaçlarını geri plana atıp tekrar tekrar partnerine boyun eğerse, özsaygısını koruyamaz. Pek çok kadın ilişkideki daha büyük savaşlar yüzünden tükenmişlik hissettikleri için kendi aktiviteleri ve arkadaşları için savaşmaktan vazgeçerler; bu savaş çabaya değmez gibi görünür. Oysa bu mücadele etmeye değecek bir savaştır çünkü bu, kadının yalnızlaşmasına neden olabilecek örtük yollardan biridir.
Bütün hayatımız boyunca özdeğerimizin büyük bir kısmının cinsel anlamda arzu edilir olmamıza ve taleplere karşılık vermemize bağlı olduğu bize öğretilmiştir. Cinsellik konusundaki savunmasızlığımız, bizi mizojinistin yöntemlerine açık hale getirir. Onun eleştirelliği, aşağılayıcı ifadeleri ve bitmek bilmeyen reddedici tavrı ya da acımasızlığı, en başta zaten yarı açık olan kapıları yüzümüze çarparak kapatabilir.
- Ölümün eşiğinden döndüğünü söylemiştin bana.
- Evet.
- Nasıl bir ölümdü bu?
- Geleceği olmayan. Doğrusunu istersen geçmişi de olmayan. İlle de öğrenmek istiyorsan şimdisi de pek yoktu. Yalnız o vardı, ölüm. Bir de ben. Aramızda da bir eşik.
- Sonra n'oldu?
- Kapıyı yüzüne çarptım. Sırası değil, dedim ona.