İnsanın gerçek alçakgönüllüğünün, sevmenin neşesini bilmek olduğuna inanıyorum. Sadece sevilmenin zevkini arzulamanın vahşi ve cahilce bir davranış olduğunu düşünüyorum.
Geçmişte olanlardan kaçarak. Gelmişlerdi. Üstünü çizdikleri hayatı hiç yaşanmamış sayarak. Baştan başlayarak. Zihnine dalgaların anısı vurunca omzunu silkti. Hayır! Hayır! An. Şu an. Dün yok. Şimdi! Burada! Olanlar unutuldu. Unuttu. Yaşanmadı. Dün yok. Dalgalar buna aldırmadan kopup geldiler. Vurdular. Var dediler. Dün burada dediler. Elini yüzünden geçirdi. Gözlerini yumdu.
“Milletleri yükselten bu özelliklere bir etken daha ilâve edelim: İntikam hissi... Milletlerin kalbinde intikam hissi olmalı. Bu alelâde bir intikam değil, hayatına, ikbaline, refahına düşman olanların zararlarını yoketmeye yönelen bir intikamdır. Bütün dünya bilmeli ki, karşımızda böyle bir düşman oldukça onu affetmek elimizden gelmez ve gelmeyecektir. Düşmana merhamet acizlik ve zaaftır. Bu, insaniyet göstermek değil, insanlık özelliğinin yokoluşunu ilân etmektir.”
atam.gov.tr/ataturkun-soyle...
Gerçekler o kadar boğucudur ki biraz olsun rahatlayabilmek için yalan söylersin ancak bir bakmışsın ki içki gibi git gide dozunu artırmaya başlamışsın. Yavaş yavaş güçlü yalanlar kusuyor ve sıkı çalışmayla sonunda bu yalanlarda gerçekliğin ışığını yakıyorsun.