"Görünürde sadece birbirlerinin ayak parmaklarına değer gibiydiler ama günden güne şunu öğreniyorsun: onların bilinci, insanlığın evrensel bilinci ile sürekli bir iletişim içindeydi."
"Görünürde sadece birbirlerinin ayak parmaklarına değer gibiydiler ama günden güne şunu öğreniyorsun: onların bilinci, insanlığın evrensel bilinci ile sürekli bir iletişim içindeydi."
"İçten içe başka insanların nasıl yaşadıklarını öğrenme fırsatını bulduğum için mutluydum. İnsan yüreğinden akan tek şeyin kan olmadığını öğrenmiştim. Gözlerimi yumdum ve yukarıdaki Güç'e sessizce teşekkür ettim.
Kampın ötelerinde birisi bir şey söyledi, sözü yanındaki tekrar etti ve sonra herkes aynı sözcüğü sırası gelince yineledi. En sonunda sözcük benim yanında yatan Ooota'ya geçti. O da bana döndü ve şöyle dedi: 'Rica ederim, güzel bir gündü.'
Sessiz ve içten teşekkürüme beklenmedik bir biçimde yanıt alınca, bu kez yüksek sesle yineledin duygularımı: 'Teşekkür ederim. '
"Aslında o anda yeni bir ders almaktaydım: Asla, asla deme! Gerçekten de o günden sonra bu sözcüğü, sözlüğümden silip attım. Artık yeğlediğim ve uzak durmaya çalıştığım şeyler var ama 'asla' sözcüğünün, henüz denenmemiş durumlar karşısında hiç yeri yok ve üstelik 'asla' sözcüğü, uzun, çok uzun bir zaman dilimini kapsıyor. "