Çoğu mutsuz kişiler için, yarın, anlamsız bir sözcüktür, ben de o sırada ertesi güne kesinlikle inanmayanlardanım; önümde bir kaç saatim olunca, bu süreye zevk dolu bütün bir yaşamı sığdırıyordum.
Şu tanrılarda da amma mizah anlayışı vardı, öyle değil mi? Eğer insanda kendi kaderini kendi eline alacak o demir güç yoksa, o insan kaderini tanrıların eline bırakırsa, o zaman tanrılar zayıflığının cezası olarak böyle alay ederlerdi işte onunla. Kendi gemine kaptanlık edemiyorsan, hangi yanlış limana vardığına şaşırmamalısın.
Doğduğumuz zaman yuvarlak, keskin, saf bir yüzümüz vardır. İçimizde evren bilincinin kırmızı ateşi yanar durur. Ama yavaş yavaş bizi, ana babalar yer, okullar yutar, sosyal kuruluşlar emer, kötü alışkanlıklar kemirir, yaş ise tüketir. Sindirildiğimiz zaman, tıpkı ineklerdeki gibi altı mideden geçtiğimiz zaman, pis bir kahverengi tonunda çıkarız. Pancardan almamız gereken ders şudur: İnsan yanağındaki ilahi renge, içindeki doğal pembeliğe sarılmalı, yoksa kahverengiye dönüşür.