Yol bitiyormuş gibi geliyordu da alınıyormuş gibi gelmiyordu. Hayat sürüyormuş gibi geliyordu da yaşanıyormuş gibi gelmiyordu. Bir şeyler yanlış, başka şeyler de eksikti.
… inandığım bütün yalanlar tek tek önüme serilince ne yapacağımı şaşırdım. Hiç öğrenmesem daha iyiydi belki. Ama insanın kendine söylediği yalanların da bir miadı var. Katı olan her şey buharlaşıyor, hayata tutunmak için inanmaya mecbur kaldığımız bütün yalanlar günü gelince açığa çıkıyor. Ve sonra biz ölmüyoruz daha kötü bir şey oluyor. Öğrendiklerimizle yaşamaya devam ediyoruz.
Eskiden, zırhımın bedenimin doğal uzantısı sandığım yıllarda, ağlamamaya öylesine şartlanmışım ki, zamanla gözyaşının nasıl çağrıldığını unuttuğumun farkına varamadım. Bir gün artık ağlamadığımı, değil ağlayamadığımı anladığımda şaşırdımsa da pek umursamadım.