bükre

bükre
@bolly
Yahudi dadı... Hıristiyan dadı... Müslümanlığa dair bir şeyler yok mu? Anneannem var... Onun bana yaşattığı ve ilerde hayatımı belirleyecek çok önemli bir "ayrıntı." Galiba yedi yaşındaydım. Ne düşündüyse anneannem beni karşısına alıyor, birdenbire, "Sana namaz kılmayı öğreteceğim." diyor. Abdest almayı öğretiyor. "Aynını sen de yap." diyor, abdest aldırıyor. Sonra da Sahrayıcedit Camii'ne götürüyor. Bu camide iki rekât namaz kılıyoruz. "Arkamda dur, benim yaptıklarımı yap." diyor. İki rekât namaz, çok derin bir iz bırakıyor bende. O caminin yeşil ve maviyle bezeli bir ahengi var. Hayatımın ileri safhalarında, bir yol ayrımına geldiğimde bende çok canlı bir etki uyandıracak, beni destekleyecek bir hatıradır bu; kimliğimi bulmamda çok etkisi oldu. Kırkımdan sonra Allah'a yöneldiğimde, ben Müslüman mıyım, Hıristiyan mıyım diye bocalarken; iki rekâtlık tecrübe imdadıma yetişti.
Sayfa 58·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bu tavrınızı birileri, İslam'a döndü, Batılı hayat tarzını karalamak istiyor şeklinde değerlendirebilirler. Öyle bir şey var mı? Katiyen... Bir insan dini kabul eder, dindar olur veya olmaz; Allah'a inanır veya inanmaz. Ama kültür bağlamında o toplumun hayatını asırlarca biçimlendiren büyük bir kültürel mirasın bir çırpıda yok sayılması, kültürel devamlılık açısından çok korkunç. Allah'a inansanız da inanmasanız da bu toplumda yaşıyorsanız, bu toplumun tanrıyı Allah ismiyle andığını bilirsiniz. Sera bitkisi yetiştirme misyonu, Allah'ın ismini Gott şeklinde öğretmekle başlıyor bence. Siz gayrimüslim veya başka bir milletten değilsiniz ki... Bir kuşak evvel samimi bir dinî hayat yaşayan kimselerin torunları, Allah isminden habersiz yetişiyor. Burada Batılılaşmanın çok yanlış anlaşıldığı apaçık... Eğer bir yaratıcı olduğu fikrini reddediyorsanız bundan hiç bahsetmeyeceksiniz, bahsedilecekse Allah ismini telaffuz edeceksiniz... Gerekiyorsa Gott kelimesinin de yabancı dildeki karşılığı olarak öğretilmesi pekâlâ mümkün. Burada dilin de yozlaştırılması var. Türkçeden evvel öğretilen başka diller, Türkçe konuşan bir toplumla düşünce bağlarını da köreltecektir. Çünkü bütün bunlar bir bilinç düzeyinde olmuyor. Ben gidip Almanca öğreneyim demiyorsunuz. Bunlar size belli bir yaşam tarzının gerekliliği olarak dayatılıyor. Türkçeden evvel Almanca öğreniyorsunuz. Adı üstünde anadil... Ben anadilden önce "dadıdil" öğrendim. Kaç kişi böyle bir hayat yaşamış olabilir ki?
Sayfa 49·Kitabı okudu
Zaman zaman “Dadılara takmışsın!" gibisinden benden şikâyet edildiği olur... Fakat onu yaşayan benim, davam onları şikâyet filan da değil... Bu ecnebi mürebbiye zulmü o kadar değişik bir şey ki; bir anne, yanı başında öz çocuğunun zulüm gördüğünü fark etmez mi? Ne kadar idealize ediyor, ona dikkat edin; bu kadın vicdansız bir kadın değil! Normal bir anne... Merhamet duygularıyla dolu bir kadın; fakat o derece gözü kararmış ki, değişik bir şeye atlamaya çalışıyor, başka bir standarda... Batı hayranlığı yanı başındaki hakikati fark edemeyecek kadar bu insanları körleştirmiştir. Bence ibretlik bir hayatım değil; biz gelip geçici, küçük şeyleriz. Ama bu küçük şey ve burada mühim olan, benim annem, babam ve benim ünitede, benim hayatımda yaşanan bu vahşet, toplumun bütün katmanlarında şiddet farklılıklarıyla yaşanıyor. Ve makro planda da yaşanıyor. Felaket burada...
Sayfa 48·Kitabı okudu
Beni; hep, hayatın acılı yanı ilgilendiriyor, cezbediyordu.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Barbara, Taksim'deki kiliseye götürüyor bizi. Çarmıha gerilmiş İsa ikonu önünde mum dikiyoruz; unutamadığım bir sahnedir. Ben bu sapsarı, üzeri kan pıhtılarıyla dolu bedenle müthiş bir özdeşlik kurmaya başlıyorum. Demek ki, küçük çocukları böyle endoktrine ediyorlar Hıristiyan dünyasında. Bugün bunu çok iyi anlıyorum, çünkü ben de bu süreçten geçtim. Yani İsa'nın bedeniyle, İsa'nın varlığıyla, İsa'nın acısıyla özdeşlik kuruyorsun. Daha sonra bu, etkisi altında kalacağım Hıristiyan literatürünün de oturacağı bir zeminin hazırlayıcısı oluyor. Bir suçluluk ve eziklik hali; süfli bir ruh hali...
Sayfa 46·Kitabı okudu