yazarın en az akıcı bulduğum ancak kurgu açısından en beğendiğim kitabı.
kitap gerçek hayatta da yaşamış bir seyyah olan granadalı hasan el-vezzan'ın ne kadar tarihi açıdan doğru olduğunu bilmediğim hayat hikayesini anlatıyor.
yanlış hatırlamıyorsam kitap sırasıyla "granada, fas, kahire ve roma" bölümlerinden oluşuyor. kitaba göre bu dört mekan hasan'ın yaşayıp hayatında köklü değişiklere sebep olan mekanlar.
kitabı okurken inanılmaz keyif alıyorsunuz çünkü osmanlıyı ve dönem avrupasını her iki yere de ait olmayan bir yazardan dinliyorsunuz. (fransa'da yaşasa da kendisi lübnanlıdır) yani avrupanın endülüs izlerini silmek için insanlara yaptığı baskıyı veya osmanlının mezhep/ırk çatışmalarını üçüncü bir kişiden kurgu aracılığıyla da olsa okuma imkanı buluyorsunuz ancak yukarıda da belirttiğim üzere tarihi açıdan kitapta geçen olayların doğruluğundan emin olamadığım için bu konuda yorum yapmak çok da uygun olmaz.
maalesef kitabı okumak için kafanızı iyice boşaltmanız gerekiyor çünkü baya ağır ilerliyor ancak bunun haricinde kesinlikle tavsiye ettiğim, okunması gereken bir kitap.