booboo

booboo
@booboo
Zayıflığımızı -kimsesizliğimizi, yalnızlığımızı, savunmasızlığımızı- en çok açığa vurduğumuz zamanlar, özellikle kırılgan olduğumuz uyku, dışkılama ve yemek yeme anları değil midir zaten? Yalnızlara yönelik menü çıkarmada alışveriş merkezlerindeki yemekhanelerin üstüne yoktur.
Sayfa 64 - Çvr: Barış Bayıksel·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hapishanede olmaktan farksızdı. Hapishanede insanın üstüne üstüne gelen duvarlar da, demir parmaklıklar da cilalı aynalara dönüşüp mahkumu (kendisine) yansıtıyordu kuşkusuz. Hapiste insana eziyet eden şey, bir an için bile olsa kendinden kaçamamasıydı. Ben de, benliğin o sımsıkı kapalı torbasının içinde kıvranıp duruyordum.
Sayfa 64 - Çvr: Barış Bayıksel·Kitabı okudu
Yine de kalbimin derinliklerinde, suya damlatılmış mürekkep gibi, simsiyah gölgelerini yayan bir şey vardı.
Sayfa 30 - Çvr: Barış Bayıksel·Kitabı okudu
...Bir anda resimlerin olduğu kitabı yırtıp ikiye ayırdım. Aynı anda kalbimin de yırtıldığını hissettim. Bu yırtıktan, içim çürümüş yumurta gibi akıp dışarı çıktı. Boş bir kabuğa dönüşmüştüm.
Sayfa 16 - Çvr: Barış Bayıksel·Kitabı okudu
Nasıl tencere ateşten kararmışsa, tabakların çiçekleri de sudan sararmış, kitabın kıyıları buruşmuş, her şeye bir alışkanlığın yorgun sevgisi sinmiş.
Sayfa 43