"Her şey çiçekte, her şey otta.Bütün tılsım şırlayarak gelen ışıkta.Kusura kalma bacım, böylesi kerametler benim elimden gelmez.Keramet şu durmadan doğuran toprakta."
"Ahmak avrat, ne öyle oturmuş kalmışsın bir yas evinde gibi? Sen de bu ahmak köylüye, bu akılsız Seyfaliye uyumuşsun. Kalk! Yoksa ayağımın altına alırım seni."
"Elini ayağını öpeyim Ağam, oğlunu öldürdüm ocağına düştüm, yaktırma benim partalları. O şalvarı bizim Köroğlu dokunmuştu yedi yıl önce kendi elleriyle. İpliğini kendi eğirmiş, boyasını kendi boyamış, kendi elceğiziyle dokunmuş, biçmişti, dikmişti."