“…Çatılara, susamış tarlalara, kucağını açmış denize içini döküp giden bulutların ardından güneş açar ve mis gibi bir koku yükselir. Bu yüzden yaz yağmuru hep güzel anılır, hep sevilir. Kızılmaz ona. Hem yağmura kızılır mı canım? Hele burada, Urla’da.”
“Geride kalan yılları yazarken doğumdan çok ölüm olduğunu fark ediyorum şu anda. Ne çok güzel insan gelip geçmiş hayatımızdan. Yaşarken canımızı acıtanlar, üzerinden zaman geçince nasıl da kolay yazılır, anlatılır olmuş. Gülümseyerek anabildiklerimiz en değerli anıları bırakanlarmış daima. Evet, acıtsa bile öyleymiş.”
''Denizden esen rüzgar tuzlu suyun kokusunu taşıyordu. Deniz tıpkı güzel bir kadın gibi neşeyle kahkaha atıyor, dalgalarını çarparak eğleniyordu. Okul ve balıkçı köyü hayata geri dönmüştü. Rıhtım, kanala doğru süzülen beyaz yelkenlilerle hayat bulmuş, gemiler yine gidip gelmeye başlamıştı.''