Sır dediğimiz şey, bizi yiyip bitirendi. Başkasıyla paylaştığımızda acaba o da başkasıyla paylaşır mı diye daha da kendimizi yiyip bitirmeye devam ettiğimizi bir kısır döngüydü. Sır, toprağın en dibine gömdüğümüz ve bir gün yağmur yağar da üste çıkarsa diye korktuklarımızdı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Herkese merhabaa
Yazarımızın ilk kitabı ve benim de bu yayınevinden okuduğum ilk kitap
Savcı Ela Aydemir…
Görevi için savaşan, dimdik duran, mücadeleci bir kadın. İnsanların karanlıklarını aydınlığa çıkarmaya çalışırken bir yandan da kendi geçmişinin karanlığıyla savaşan biri.
Ve bir gün kaçırılır…
Kaçırıldığı depoda artık sadece bir savcı değildir. Geçmişinin, yaralarının ve sırlarının mahkumudur. Yüzleştikçe güven duygusu sarsılır. Kime güveneceğini bilemez hale gelir.
Ve Serkan…
Ela’yı ne kadar sevdiysem Serkan’a bir o kadar mesafeli kaldım. Tavırları fazlasıyla muammalıydı. Belki ilerleyen kitaplarda daha net bir karakter görürüz ama şu an için ben çözemedim.
Geçmişte Ela, Barbaros Karavan’ı hapse attırıyor.
Ve evet… Barbaros, Serkan’ların amcası.
Neden hapse girdiğini ise kitabı okuyanlar biliyor
Anlatacak çok şey var aslında…
Ama bazen bazı kitaplar, konuşurken bile eksik hissettirir ya… İşte öyle.
Büyük bir beklentiyle başlamayın derim.
Çünkü ben biraz hayal kırıklığı yaşadım. Siz yaşamayın isterim.