Oysa okursanız ve dinlerseniz, çok çeşitli sesleri ve bakış açılarını içinize davet edecek, onları bir miktar tevazuyla değerlendirecek, bazıları ne kadar keskin veya uyumsuz gelse de onları nazikçe zihninize davet edecek, o zaman büyüyecek ve değişeceksiniz, bu seslerin her biri kişiliğinizin kurucu bileşenlerinden birine dönüşecek, büyüyen bir varlığın atomunu oluşturacak.
Bunu yalnızca edebiyat yapabilir.
Sevgi var olan her boşluğu doldurur, sırılsıklam eder, içeri dolan deniz sisi gibi her yana yayılır, her şeyi kaplar. Mesafeler yok olur, insan yüzünün önünde ne varsa onu görür yalnızca. Ipıslak olur. Sevgiden daha iyi bir şey yoktur.
Bir keresinde, onun bulunduğu iskeleye tırmandığımda, bana kitapların insana insan olduğunu unutturmamanın tek yolu olduğunu söylemişti. Neyse, yani kitapsız yaşayamıyordu. Kitaplar, insanın içerisine doğduğu değil, kendi seçimi olan bir başka dünyaydı.