Bir insan kendi olduğunu nasıl ispat eder ki? Varlık gerçekten de, bir kağıt parçasına mı, bağlıydı?
Descartes'in "Düşünüyorum, öyleyse, varım." sözü bu bürokratik cehennemde, "Kağıdım var, öyleyse varım." a mı, dönüşmüştü? Kayıtlı deyilsen, yoktun.
İşkencenin hedefi, kurbanında kendine acıma duygusu uyandırmak. Oysa, bu, korkunç bir tuzak; insan kendini eleştirebilir, üzülebilir, yenilmiş hissedebilir, ama kendine acımak...İşte, işkenceciler bunu ister; ruhunu zayıflatıp seni kendi gölgene bağlamak...
Sık sık düşünüyor. İşkence, insanın buluşu. Tekerleği bulan o zeki, yaratıcı insan soyu, belki de, tekerlekten önce işkenceyi îcat ediyor. Hayvanlar öldürür, parçalar, ama işkenceyi bir amaç hâline getirmez. İnsansa, bu dünyada hem mucit, hem kurban, hem de cellat.
Anaların, ablaların, sınıf arkadaşlarının, beton, tuğla ve açığa çıkmış kirişlerin arasındaki daracık boşluklardan karanlıkta parlayan güneşyanığı küçük yâmalar hâlinde bulunabileceğini öğrendin.