Hep ben kurbandım ve elbette kurbanların her zaman istediği gibi davranmasına izin verilirdi. Acı çektiği sürece kimse yaptıklarından sorumlu tutulamaz ve ben seni büyümemek için tartışmasız bahanem yaptım.
ÜIke bizlere bütün olanakları kapattığ
için çalışmamız, geçinmemiz, hayatımızı sürdürmemiz mümkün değildi. Sanki çelikten bir çember geçirmişlerdi etrafımıza, ayağımıza prangalar vurmuşlardı. Bu derece öfke, bu derece nefret, bu derece cezalandırma, yok etme isteği düşman esirlerine bile duyulmaz. Demek ki bir şeylerden çok korkuyorlardı. ÜIkenin okuryazarlarını, aydınlarını susturma ve yok etme niyetleri, hem cehalet komplekslerinden, kendilerini bizim yanımızda aşağılanmış hissetmelerinden hem de işledikleri suçlar ülkeye ve dünyaya duyurabilecek insanlardan kurtulma niyetinden kaynaklanıyordu galiba...