ekinsu

ekinsu
@bookworm_1907
| Sadece kendisi için yazacaktı. Belki ileride başkaları için. ~Newt | Bir kitabın varken asla yalnız değilsindir... | Moony ♡ ● ˙ . ° ○ . ° . ● ˙ ○ ° . ˙ .
10/10
·416 syf.··
2024 34. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2024 22:47
Hayat bir yolculuktur aslında doğumla başlayıp ölümle biten. Her engel, her seçim bu yolda ilerlerken bizi daha farklı biri haline getirir. Bir filizin ormana dönüşmesi gibi, yemyeşil bir ormanın kül olması gibi... Ya da biz öyle sanarız, belki de olan şey bir değişim değil saklı kalan özelliklerimizin ortaya çıkmasıdır sadece. Hayatta kalmak zorunda olduğumuzda maceracı, kayıplar yaşadığımızda içe kapanık, birini sevdiğimizde fedakar yanımız ortaya çıkıyordur mesela. Hatta belki hem değişip hem farkındalık yaşıyoruzdur. Dünyaya ve kendimize baktığımız pencere, yani biz, değişirken bu değişim sonucunda görüklerimizle o farkındalığı yaşıyoruzdur. İşte bu yüzden yaşadığımız tüm olayların bir sebebi vardır, bugün olduğumuz kişi olmamızın. Tıpkı benim bu satırları yazmamın bir sebebi olduğu gibi. Belki bir köprü geçmedim, basamakları tırmanmadım ama ben de satırlar arasında yolculuk yaptım. Ve o satırlarda Eira'nın şu sözlerine rastladım: "Her geçen gece bir öncekinden daha farklı biri haline geliyorum... Üstelik tüm bu sürecin sonunda dönüşeceğim kişiden hoşlanacak mıyım, bilmiyorum. Öyle olmasını ümit etmekten başka çarem yok." (246) Çünkü olayların sonuçlarını bilemeyiz. Elimizde olan tek şey her anda mutluluğu yakalamaya çalışmaktır. Çünkü kötü talih olduğunu düşündüğümüz bazı olaylarda bile mutluluk sandığımızdan çok daha fazla; hayatın alevlerin içinde kül olduğunu düşündüğümüzde bile umut orada bir yerde hala canlıdır. Arkadaşlık, dostluk, aile, aşk... En karanlık yolda yolumuzu aydınlatır, en soğuk kışta içimizi ısıtır. Çünkü sevginin büyüsü en karanlık çukurdayken bile yıldızları görmemizi sağlar. Her dünyada geçerlidir; insan, fey ya da başka bir şey... herkesi sarıp sarmalar. İnsana: "Ama bana öyle geliyor ki bir gün çıkıp 'Bir savaş başlatacağım,' desen sana
Gümüş Yürek 1D. N. Archeron · Guardian Yayınları · 20241,665 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·288 syf.··
2023 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2023 00:00
Kelimeler sihirli şeylerdir. Hayallerimiz, düşüncelerimiz hatta biz kelimelerle var oluruz. Onlar aracılığıyla konuşur, düşünür, hayal kurar, mutlu olur, üzülür kısaca yaşarız. Kelime hazinesi gibi kavramların önemi de buradan süregelmektedir, zaten. Peki ya bir 'Liste' olsaydı? Sadece belli kelimeleri - bu Liste'deki kelimeleri - kullanabilseydik? Kullandığımız kelimeler düşüncelerimizin bir yansımasıdır. Kelimelerimiz azalırsa düşüncelerimiz de azalır. Gittikçe güdülecek koyunlardan bir farkımız kalmaz. Tıpkı John Noa'nın istediği gibi. Ancak herkes o koyun olmayı hemen kabul etmez. Tıpkı Letta, Marlo ve diğerleri gibi. Her insan böyle olmalıdır aslında. Sorgulamalıdır. Ama sadece bu da yetmez. İnsana bir de düşüncelerini söyleyecek güç, cesaret lazımdır. Hatta sadece düşüncelerini değil, duygularını da söyleyebilmelidir insan. Ancak korkarız bazen. Sevmekten, bunu söylemekten, söylersek alacağımız cevaptan... Bu yüzden içimize atarız, tıpkı hüzünlerimiz gibi. Bazen durumu kabullenmek bile istemeyiz. Ama gerçek tüm inatçılığıyla karşımızda - kalbimizde ve aklımızda aslında - durmaya devam eder. Letta ve Marlo da tüm bu maceranın arasında yüreklerinde filizlenen sevgi ile karşı karşıya kalırlar. Kabullenmezler, söylemezler başta. Çünkü sevmek, ve sevdiğini söylemek, kabul etmek apayrı bir güç, cesaret ister. Sevgi hep kazanır mı peki? Veya iyilik? Kazansa bile iyiler sonsuza dek - ya da en azından ortalama bir insan ömrü kadar - yaşayabilirler mi? Bazı şeyleri feda etmeden zafer kazanılabilir mi? Ya da her zafer mutluluk getirir mi? Başta bizi korkutan bir sürprizin - çat kapı gelen bir olayın ya da insanın - sonunda yokluğunda yarım kaldığımız biri haline gelmesini; kelimelerin, sevginin, dayanışmanın önemini okurken bu soruların cevabını da aldığımız Liste ve Son
Son KelimePatricia Forde · Timaş Genç Yayınları · 20241,388 okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2023 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2023 18:04
Dil. Yaşamımızın olmazsa olmazı. Sevgimizi, acımızı paylaşmamızı; düşüncelerimizin özgürleşmesini sağlayan; savaşları başlatan, bitiren ve daha nice özelliği olan kelimeler. Kitap da işte tam bunların üzerine kurulu. Küresel ısınma sonucu Erime'nin gerçekleşmesinin ardından hayatta kalan insanların Ark adı verilen bir yerde yaşaması ile başlıyor olaylar. Ve de Ark'taki bir Liste üzerine kurgulanıyor. Bu Liste halkın kullanabileceği kelimelerden oluşuyor. Liste, Kelime Ustası ve onun çırağı Letta tarafından oluşturuluyor. Ve sadece 500 kelime ile sınırlı. Peki insanın o uçsuz bucaksız düşüncelerini anlatmaya 500 kelime yeter miydi? Hayır. Bu yüzden insanlar yavaş yavaş düşünmeyi, hayal kurmayı, umut etmeyi bırakıyorlar. İnsanı insan yapan şeyleri. Kitap, müzik, resim... Ruhun gıdası olan her şey kaldırılıyor. İnsanlarda o ruhları alıp onları birer robota dönüştürmek de asıl amaç sanki. İnsanların pek çoğu da yadırgamıyor. Başlarına olan John Noa'ya bağlılar. Letta gibi. Ancak Letta -ve daha sonra Ark halkı için- olaylar böyle devam etmiyor. Kelime Ustası Benjamin'in seyahati ve dükkana yaralı bir çocuğun -Marlo- gelmesi ile işler karışmaya başlıyor. Bazen kendimizi tam anlamıyla tanımamız ve iyi insanlarla karşılaşmak için kötü yollardan geçmemiz gerekir. Letta da bana göre bunun en güzel timsallerindendi. Ailesinden sonra Benjamin'le tanışması, onca karışıklığın içinde Marlo'yu tanıması bunlardan başlıca olanları. Ayrıca benim ruhumun içinde de bir Letta parça olduğunu fark ettim. Kelimeleri seven, kitaplara düşkün, kimi zaman kendini suçlamadan duramayan...
ListePatricia Forde · Timaş Genç Yayınları · 20213,212 okunma
Kırmızı Pazartesi: İşleneceğini Herkesin Bildiği Bir Cinayetin Öyküsü
Puan vermedi·112 syf.··
2023 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2023 01:31
Bir cinayet. Ama alışılanın aksine gizli saklı değil. Katiller herkesin öğrenmesi için elinden geleni yapıyor sanki. Kitap cinayetin işlenmesiyle başlıyor ancak katil belli, maktul belli, zaman, mekan ne derseniz her şey kitabı okumaya başladığınız an ayaklarınızın altına seriliyor. Nedeni kalıyor bir tek, onu öğrenmek de pek uzun sürmüyor. Kitap toplumun özelliklerini anlatma açısından son derece başarılı. Kız kardeşlerinin namusu uğuruna emin olmak için vakit kaybetmeyen ikiz kardeşler var kitapta. Ancak bu kardeşler cinayeti işlemek için vakit kaybediyorlar sanki! Biri gelsin ve bizi durdursun, diyorlar adeta. Tabii ne durduran çıkıyor ne de kardeşler vazgeçiyor. Herkes topu başkasına pas atıyor ama gol atmaya kimse tenezzül etmiyor. Kitabın başında her şey öğreniliyor fakat bu demek değil kitapta merak unsuru yok. Kitap boyunca bir şeyleri merak ediyorsunuz ama neyi merak ettiğinizi siz bile bilmiyorsunuz. Ayrıca Can Yayınlarının yaptığı kapak tasarımı kitabı okudukça gittikçe daha anlamlı hale geliyor. Kitap hacmine göre yavaş okunana bir eser, bazı kişilere ağır gelebilir. Ama benim sevdiğim bir kitap oldu; özellikle karakterlerin ruh dünyasına sırayla açılması, çaktırmadan sizi içine çekmesi. Yazarın diğer kitaplarını da size merak ettiren bir eser ayrıca. "'Tıpkı iki çocuğa benziyorlardı' demişti bana. Ve bu düşünce onu korkutmuştu çünkü ancak çocukların her şeyi yapabileceğini düşünürdü hep."
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2023 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2023 21:52
Korkak bir kalp. Veya öyle olduğunu iddia eden. Kitap konusu bakımından güzeldi. Ancak yazar sanki yazmayı becerememiş! (öznel) 'Korkak bir kalp' uzun yıllar sonucu ilk kez biri için atıyor. Adam zaten dünden razı buna. Her olayı "Daha aşık olmadım" diye bitiriyor. Ondan sonra bir Juliet'ini gören Romeo gibi bir anda aşkın kolları arasında buluyor kendini. Korkak kalbi de hemen kabul ediyor bunu. Oysaki normal bir kalp bile aşkı hemen kabul edemez. Yadsır başta. İnkar eder. "Arkadaş olarak görüyorum." cümlesi pek çok kitapta bizi delirtir misal. Tabii bu kitapta 'korkak' kalp hemen kabul ettiği için bu cümle sinirimizi bozmadı. :D Hadi diyelim hayatın boyunca aşık olmadığın için kabul ettin anında, iki gün sonra gidip kızın yüzüne "seni seviyorum" diyebilen adam yürek yemiştir kahvaltıda. Öyle korkak falan değildir yani. Bu iki günde ilan edilen aşka kızın tepkisizliği de ayrı bir konu tabii. Kızın kalbi daha korkak gibi geldi bana. :q Kitapta genel olarak olaylar çok hızlı gerçekleşiyor; yazar bazı yerlerde kendi ile çelişiyor, bazı yerlerde birtakım açıklamaları lüzum görmüyor. Ve kitabın ilk sayfalarını okuduğunuzda kitabın sonu sırıtıyor. "Benim sonum böyle!" diye bağırıyor sanki. İstese sonunu bu kadar belli edemezdi sanırım yazar. O kadar kötü bir kitap değildi ama. Kitabın içinde pek çok güzel cümle vardı. Esas kız ve esas oğlanın aksine yardımcı karakterleri sedim. Zamanın bizi beklemediğini anlatan bir kitaptı. Kötü değildi, ama ne kadar güzeldi tartışılır.
Korkma KalbimAhmet Batman · Destek Yayınları · 20156bin okunma