Tıp fakültesinden yeni çıkmış, ayağının tozuyla devrim zamanı Rusyası'nın ücra köşelerinden birine tayin edilmiş genç bir doktorun anı defteri. En çok korktuğu şey, bel fıtığı ve ters doğum.
Hikayemizde bu adamın tecrübesiz bir öğrenciden, işinin ehli bir doktora dönüşümü ağır ağır işleniyor. Doktorumuz, kötü hava koşulları, elektriksiz ameliyatlar, kurt sürüsü saldırıları, morfin bağımlısı yakın arkadaş gibi sıkıntılarının yanı sıra, kendi halkının onarılamaz cehaletiyle de baş etmek zorunda.
Çaresizliği, soğuğu ve ölüm korkusunu iliklerimize kadar hissettiren bu eser bana göre ancak Bulgakov'un ellerinde bu denli etkili olabilirdi.