Sana karşı değil bu. Çocukluğuma karşı. Bu kente, bu eve, bu halılara, bu değişmeyen her şeye, bu ölmeyen herkese karşı. Yaşlı halimle ne değin mutlu olacağım genç bedenim ölü olarak bu dar sokakta yatarsa. Yarın ne olacak sanki?
Fakat hayalinizin saçının tek bir telinden, renginin tek bir tonundan, elinde gümüş çanak taşıyan bir müdür ya da elinde mezura saklayan bir profesöre itaat için feda etmek en adi hainliktir ve eskiden insanın başına gelen en büyük felaket olduğu söylenen servetin ve iffetin gözden çıkarılması, bunun karşısında yalnızca sinek ısırığı gibi kalır.