İnsan ararken, dedi Siddhartha, öyle oluyor ki o kişi yalnız aradığı şeyleri görüyor; hiçbir şey bulamıyor, çünkü yalnız aradığı şeyi düşünüyor; çünkü belli bir ereği var; çünkü aradığından başka bir şey görmez oluyor. Aramak, bir ereği olmak demektir, oysa bulmak özgür olmak, almaya açık olmak, ereği olmamak demektir. Sen, ey değerli kişi, gerçekten bir arayıcısın belki, çünkü ereğine doğru güçlüklerle ilerlerken gözünün önünde duran birçok şeyi görmüyorsun.
Hiçbir yaratığın cesareti, korkudan insanınki kadar kırılmaz. Hiçbir yaratık, insan kadar öfkelenip gaddarlaşmaz. Şöhret ve menfaat düşkünlüğü yalnız insana özgüdür.
Şimdi mesafe ve zamanı aşmamıza yardım eden telefon, radyo ve ses alma cihazları ile övünürüz. (...) Bizden çok daha önce atalarımız, bir ağaç kabuğu üzerine yazarak gönderdikleri mektupla ilk defa olarak mesafeyi, mezar taşına yazdıkları yazıyla da zamanı aşmışlardı.