“Kuzey Çin ve Moğolistan topraklarının kimi yörelerinde koyunların insanların içine girmeleri sık rastlanan bir olgudur. Yerel halk arasında bir koyunun bedene girmesinin tanrıların bir lütfu olduğuna inanılır. Örneğin, Yuan hanedanında yayınlanan bir kitapta, sırtında yıldız olan bir ak koyunun Cengiz Han’ın
bedenine girdiği yazılıdır. İlginç. Sizce de öyle değil mi?
Birini beklemek üzerine yoğunlaşırsınız ve bir süre sonra artık ne olmuş, ne olmamış hiç önemi kalmaz. Beş yıl da olabilir, on yıl da ya da sadece bir ay da. Hepsi birdir artık.
“Dünya”, dünya bana her zaman ve hiç yorulmadan dev boyutlu bir diski taşıyan bir kaplumbağa ile filleri çağrıştırır. Fillerin kaplumbağanın görevi konusunda hiçbir bilgisi yoktur, kaplumbağa da fillerin ne yaptıklarını göremez. Ve hiçbiri sırtlarındaki dünyanın hiç ama hiç farkında değildir.