Nur•

Ufku bir fırçada hasbahçeye döndürdü bahar, Erguvan göklerin altında sular leylâkî... Mevsimin çizdiği cennette bir ıssızlık var: Bir benim bahçede, bir pîr-i mugan, bir sâkî. Dalarım, görmediğim yüzlere hayran, oturup, Uhrevî âlemi etrafıma toplar bu gurup; Nice devletlilerin ruhuna elpençe durup Nice bir hâtıradan bahsederim, âfâkî.
Reklam
Mehmetçik’e Kaside
Ey milletimin lahzada halk ettiği ordu! Baktın ki bütün bir vatan elden gidiyordu, Boğdun coşarak düşmanının gayzını kanda... Derler ki, esâret denilen halka cihanda Bir geçti mi hür boyna, asırlar kıramazmış; Bir secde eden, bir daha baş kaldıramazmış! Ancak sen o zinciri söküp kırmayı bildin; Gökten geniş alnınla ne taptın, ne eğildin Dünya seni sehpâya çekerken gözü bağlı; Mağlûbu o gün gördü cihan galib edalı... Bir taştı, fakat, benliğin en sonra kabından, Sarsıldı cihan kükremiş arslan gazabından. Çarpıştın ölümlerle, boğuştun heyecanla; Sildin kara gözlerden akan yaşları kanla! Memnun kapanır gözlerim ölsem de vatanda; Mâdemki cihan neş'eli, mâdemki bu anda Seyretmede bir kafile Türk ordularından Şarkın ebedi fecrini İzmir sularından!
PDF
FATİH’E KASİDE
Fethetmedin İstanbul’u yalnız bu seferle, Serhaddini tuttun vatanın aynı zaferle, Tuttun ve muhafız gibi durdun başucunda; Fâtih kılıcın kabzası hâlâ avucunda! Ruhun beş asır sonra vücûdun gibi canlı; Hâlâ kır at üstünde yağız bir delikanlı!
PDF
FATİH’E KASİDE
Târih, o devirler devirip gelmiş olan pîr, Görmüşse de devler devi binlerce cihangir, Der-hâtır eder bir seni "Fâtih" denilince; Bir sen bu cihan fâtihi beş kıt'a dilince... Zaptettiğin iklime havârî gibi girdin; Dünyâya o gün sen medenî fethi getirdin!
PDF
FATİH’E KASİDE
... Enginlere at sürdüğün akşamdı kenardan. Kalyonları emrinle yürüttün karalardan; Çılgın Boğaz’ın taşla kilitlendiği günde Zincirlere vurdun deli deryayı önünde; Açtın yeniden mucizeler devrine cedvel... Sânî-i Muhammed misin, ey Fâtih-i evvel?
PDF
Reklam