Günün getirecekleri bir şeydir,
Bizim o güne nasıl bir katkıda bulunacağımız başka bir şey,
Yaşadığımız güne getirdiğimiz şey bir önceki gündür,
Hayat dediğin de önceki günleri sırtında taşımaktan ibarettir,
Nasıl ki taş toplayan bir adam an gelir topladıklarını taşıyamaz olur,
Biz de bir gün gelir sırtımızaki günlerin ağırlığı altında eziliriz ve konu kapanır,
Yani insanın son günü,
Başka bir günün önceki günü olmayan bir gündür.
Ben umut etmek için çok yaşlıyım Marçal, bana hemen gerçekleşecek şeyler gerekli, görüp göremeyeceğim bile belli olmayan bir yarına ertelemem ümitler değil.
Söylenmeye değmez ya da bir kez söylendikten sonra bir daha söylenmesi gerekmez sözlerle doluydu, söylediğimiz her söz, söylenmeyi kendi özünden ötürü değil, ağızdan çıkmasının yaratacağı sonuçlardan ötürü daha çok hak eden başka bir sözün yerini alıyordu.