Tuğulka

Tuğulka
@bosokuyan
"Paris Komünü ayaklanması, Enternasyonal saflarında yerel özerklik ve federalizm fikirlerine büyük itici güç kazandırdı. Paris, Fransa'nın tüm toplulukları üzerindeki merkezî imtiyazı dan gönüllü olarak vazgeçtiğinde, Latin ülkelerinin sosyalistleri için bu komün, devletin merkezî birlik ilkesine kömürler federasyonuyla karşı çıkan yeni bir hareketin çıkış noktası oldu. Onlar için komün, geleceğin siyasî birimi, aşağıdan yukarıya doğru organik olarak gelişen ve merkezî iktidarın insana otomatik olarak tepeden dayatılmadığı yeni bir toplumsal düzenin temeli haline geldi." 281 "Fransızlar kaşınıyor. Eğer Prusyalılar muzaffer olursa, devlet gücünün merkezîeşmesi Alman işçi sınıfının merkezîleşmesi için faydalı olur. Ayrıca, Alman hâkimiyeti Batı Avrupa işçi hareketlerinin merkezini Fransa'dan Almanya'ya kaydıracaktır. Alman işçi sınıfının teori ve örgütlenmede Fransızlardan üstün olduğunu görmek için, 1886'dan günümüze kadar her iki ülkedeki hareketi karşılaştırmak yeterli olur. Onun dünya arenasında Fransızlar üzerindeki üstünlüğü aynı şekilde bizim teorimizin Proudhon ve benzerlerininkine üstünlüğü anlamına da gelir." 283 "Devletin gerekliliğini savunan Enternasyonal'in otoriter kanadı, merkezîyetçiliği savunmaya devam ederken, bünyesindeki özgürlükçü kesim federalizmde sadece geleceğin siyasî bir idealini değil, kendi örgütlenme ve girişimlerinin de temelini bulmuştu. Çünkü Enternasyonal'in mevcut koşullarda dünyaya olabildiğince özgür bir topluluk modeli sağlaması gerektiğini düşünüyorlardı." 282
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Hangi grup en uzun süre böylesine ezilmiş, en yoğun ve yaygın biçimlerde sömürülmüştür ki hayvanlardan başka? En güçsüz insanların bile gene de hayvanlar üzerinde kontrolünün olduğu, yoksul ya da ezilmiş neredeyse bütün insanların kendini hayvanlardan üstün kabul ettiği, hayvanlara sahip olmak, onları sömürmek ve öldürmek için yasal haklarının olduğu koşullarda hayvan bakış açısı mümkün olan bütün teori, tarih, etik ve siyaset içerisinde olabilecek en radikal değişimdir. Eğer tarih efendiler ve köleler arasında bir mücadele ise; insanlar efendidir, hayvanlar ise köle." Steven Best
"Fransızlar kaşınıyor. Eğer Prusyalılar muzaffer olursa, devlet gücünün mezkîzileşmesi Alman işçi sınıfının merkezîleşmesi için faydalı olur. Ayrıca, Alman hâkimiyeti Batı Avrupa işçi hareketlerinin ağırlık merkezini Fransa'dan Almanya'ya kaydıracaktır. Alman işçi sınıfının teori ve örgütlenmede Fransızlardan üstün olduğunu görmek için, 1866'da günümüze kadar her iki ülkedeki hareketi karşılaştırmak yeterli olur. Onun dünya arenasında Fransızlar üzerindeki üstünlüğü aynı şekilde bizim teorimizin Proudhon ve benzerlerininkine üstünlüğü anlamına gelir." Marx'ın Engels'e yazdığı 20 Temmuz 1870 tarihli mektuptan
Rocker, ekonomik ayrıcalıkla iktidar arasındaki karşılıklı ilişkiyi iyi ortaya koyuyor

Tuğulka

@bosokuyan
·
Fakat koşullar, temelde dış ticarete bağlı olarak ticarî sermayenin adım adım gücünü artırmasıyla tamamen değişti. Para ekonomisinin yaratılması ve bazı tekellerin gelişmesinin ticarî sermayeye şehir içinde de şehir dışında da sürekli büyüyen bir nüfuz sağlaması, zorunlu olarak geniş çaplı değişikliklere yol açtı. Böylece iç birliği gevşeyen komünün yerini gelişen bir kast sistemine bırakması, hâliyle, giderek artan bir toplumsal menfaat eşitsizliğine yol açtı. İmtiyazlı azınlıklar, cemaatin siyasî güçlerinin merkezileşmesini daha açık bir biçimde zorlarken, karşılıklı düzenleme ve özgür birleşme ilkeleri, yerini yavaş yavaş güç ilkesine bıraktı. Nasıl her çeşit siyasî üstünlük yeni iktisadi tekellerin yaratılmasına, dolayısıyla toplumun en zayıf kesimlerinin daha çok sömürülmesine yol açacaksa, kamu ekonomisinin küçük azınlıklar tarafından her bir istismarı da, kaçınılmaz olarak siyasî baskıya yol açar. Bu iki fenomen her zaman at başı gider. İktidar arzusu her zaman en zayıfı sömürme arzusudur ve her sömürü biçimi de bu arzuya hizmet etmeye zorlanan siyasî bir yapı içinde kendini gösterir. İktidar arzusu nerede ortaya çıkarsa, orada kamu idaresi insanın insana hükmetmesine dönüşür; cemaat ise devlet biçimini alır.
Sayfa 110 - -111 Milli Devletin Doğuşu
Belki de, Rudolf Rocker'ın faşizmin gelişine tanıklık etmesi onun burjuva demokrasisine ait hak ve özgürlüklerin önemsiz olduğu görüşünü reddetmesine yol açtı: "Dolayısıyla da, yüksekten uçan radikal yaklaşımla yapılan 'çeşitli devletlerin anayasalarına girmiş siyasî hak ve özgürlüklerin önem taşımadığı, çünkü hükümet tarafından formüle edilip onaylandıkları' biçimindeki beyanat da tarihsel olguların tamamen yanlış anlaşılmasının sonucudur." s. 104 Peki, Rocker, hak ve özgürlükleri devlete kabul ettiren yekpare bir halk varmış gibi konuşmuyor mu biraz? Türkiye'de İstanbul Sözleşmesi'nin kabulü, lubunya örgütlerinin yasallaşması gibi olguların Türkiye'nin AB'ye girme çabasıyla ilişkisi örneğinde olduğu gibi uluslararası konjonktürün hak ve özgürlüklerin elde edilmesindeki etkisini nasıl okumalıyız?

Tuğulka

@bosokuyan
·
Yeni hak ve özgürlükler asla devletten kaynaklanmaz, halktan kaynaklanır s. 103-104