Vedat şanci

Doğudan gelen çocuk fısıldar elinde çıngırağı peşinde atlılar "gitme kurbanın olam" göz gez arpacık nişanlıyız ölümle, genciz daha nişancıdan habersiz, terliyiz bir halayda fısıldar: "gitme" ölmeyi bilmiyoruz henüz sevişmeyi de acemiyiz sabahları dinsiz uyanıp her gün Cuma'ya giden akşamları İsa'ya yalvarıp Musa'dan medet uman pezevenklerin çeşmesinden su içmeyi de petrol mavisi kravatları ve rugan pabuçlarıyla silah tüccarı yavşaklardan alınmış namlunun kokusunu da bilmiyoruz henüz bana bilmediğim bir küfür söyle doğudan gelen çocuk, gitmem eğer güneşse adın sanki aşkı da bilmiyoruz sefil, perişan olmak sanıyoruz basur olsak aşktandır diyoruz daha çok genciz yasaksız bir nefes tatmadan gidiyoruz "gitme" diyor, kesin güneştir adı benim de ölesim yok ya ölümün beni alası tutmuş bir varmış, bir yokmuş..
Sayfa 147·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Onu güldürebilmenin hazzı yetiyordu bana.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Kirazın Tadı
Hikayem bana kıymetlidir, bana anlamlıdır; başkalarının bilmesini de anlamasını da istemiyorum, beklemiyorum.
Sayfa 81·Kitabı okudu
Onun bana ilgisiyse vahşi doğada okuma yazma bilen bir orangutana rastlanıldığında duyulan hayret ve sempati düzeyindeydi sanırım.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Yürümenin Felsefesi
) Hitler İkinci Dünya Savaşında kendi ordusuna Pervitin ilacı verip hiç uyutmadan günde kırk yedi kilometre yol yürüttü. Arus'la vedalaştık, gitti ve ben yürüdüm. Ne başımda Hitler gibi bir psikopat ne de Pervitin ilacım vardı, ama saatlerce, kilometrelerce yürüdüm; amaçsız, hedefsiz, menzilsiz. Yürümenin felsefi bir yönü vardır. Yürümek sadece bir yerden bir yere gitmek değildir, bir durumdan başka bir duruma, hale geçiştir; ağır işleyen bir ışınlanma, zamanda bir sıçrama, mekandan ve onun etkilerinden kopuştur. İnsan yürüyüş halindeyken daha iyi, daha sağlıklı düşünür. Kant kaç ayakkabı eskitmiştir acaba? Durmak ise hareketsizlik değil, düşüştür; serbest düşüş, kontrolsüz bir savrulmadır. Düşmek istemiyorsan durma, yürü Halil Abi. Yorulursan söyle de bir çöp dinlenme tesisinde mola verelim.
Sayfa 79·Kitabı okudu