İslam dini Allah’ın dinidir ve hükmüne şeriatına hiç kimseyi ortak etmeyeceğini bizlere apaçık Kur’an’da bildirmiştir. Bizler gerçek iman edenlerden olmak istiyorsak, bu ve benzeri ayetlerin hükmünü hayatımıza geçirip, hiç kimseyi Allah’ın dinine ortak etmeye çalışmamalıyız. Kur’a’da bildirdiği gibi imanımızı yalnız Allah’ın boyası ile boyamalı ve onun dışına çıkarak beşeri boyalar asla ilave etmemeliyiz. Bunu yapanlara Allah, BANA ŞİRK KOŞUYORLAR DİYOR. Çok daha ilginç olanı, iman ettiğini söyleyen çoğunluğun ise şirk koşmadan iman etmediklerini Allah’ın söylemesidir. Bizler iman ettiğimizi söylüyoruz ama kime neye iman ettiğimizden, ne yazık ki çok fazla emin değiliz. Kur’an’ın hiç bahsetmediği öyle şeyleri dinin emri gibi anlatıyoruz ki, ADETA ALLAH’A DİNİMİZİ ÖĞRETİR GİBİ DAVRANIYORUZ. Allah Kur’an’da, inancında imanında doğru olanların, bakın kimler olduğunu söylüyor.
Din
Mühim bir mesele
6 Şubatta deprem olduğunda bu millet yardımseverliğini gösterip tırlar dolusu yardım yaptı. Yollar tıkanacak kadar yardımlar toplandı. Ama depremin üzerinden zaman geçtikçe orada ihtiyaçlar olmasına rağmen hayatlarımızdan depremi ve bölge insanını yavaş yavaş çıkardık. Evet, hâlâ orayla ilgilenenler var ama ilk günlerdeki gibi insanların gündeminde değil. Bunu şundan diyorum; Filistin meselesi zaman geçtikçe bizde yine REHAVETE düşüyoruz. 🔥 Bir alev parlıyoruz sonra sönüyoruz. Bu mesele uzun soluklu bir mesele. 75 yılda işgal edilen toprakları 175 yılda belki de geri alabiliriz. O yüzden ayaklarımızı yere sağlam basmalı, motivasyonumuzu düşürmemeli, Kudüs'ü, Gazze'yi gündemden düşürmemeliyiz. Bu da yaptığımız işlerde çeşitlilikle mümkün. Hep miting olmaz. Arada duvarları spreyle boyamalı. Hep slogan olmaz. Arada susma nöbeti tutmalıyız. Videolar çekmeli, okullarda seminerler yapmalı, üniversitelerde konferanslar tertip etmeli, afişler asmalı, rozetler takmalı ama Kudüs davasını canlı tutmalıyız. Emin olun onlar bizi bizden daha iyi bildikleri için çok korkuyorlar. Ve de haklılar...