Çocukların dert ve ahvali Kurtuluşu Hakkın nurunda buldum, Duvamla Rahman'ın huzruna vardım, Seyfet der tükendi yalnızlık acısı... Seyfet Bozçalı Kentin içinde Yavuz abi oturmuş yalnız bir şekilde belleğindekileri sessizce bir defterle konuşuyordu görenler Aaa meczupa bak desede Yavuz Atacan bir arayış içinde defterine şunları yazdı kurtuluşu hakkın nurunda buldum diyordu simitçi tahsin simiiittt diye bağırırken istanbulda bir kayıkçı kayığı kıyıya çekmek üzereydi balıkçı mustafa ise balıkları tek tek temizleyip kasaya yükledi tarihi şehir istanbul böyleydi kimi zaman belleğimizi canlandırır kimi zamanda o eski anıları bize hatırlatırdı gemi güvertesinde martılara simit atan Yakup Adahan yanındaki Meral Hanıma şöyle seslendi Yazık bir ölümlünün yüreğinden daha hızlı değişiyor Kadıköyde reklam panoları kaldırılıyor yerine yenileri asılıyor Meral Hanım Yakup Atahana şöyle dedi kentler bir çalışma aracıdır kimisi onu kırmızı ile siyaha boyar kimiside beyaz ile maviye peki en güzel renk nedir diye sordu elinde küçük bir topitop tutan çocuk mavimi yeşilmi beyazmı istanbulda yeni gökdelenler yükselirken şeker ile oynayan çocuk boyacı amca çocuklar en çok hangi rengi seviyorsa o renge boyayın ve bu şehri çocuklara emanet edin eminim onlar büyüklerden daha iyi bakacaklardır ve siz insanlar Altın tahtta sultan olsanız Karun kadar zengin olsanız yinede doymuyor Yolun sonunu görmüyorsunuz diyip gitti
Duygu ve Düşünce
Gölgenin Peşinde XIII
Herkesin hatırlamayı unuttuğu eski bir dost gibi gelmişti bu haber. Haftalar önce Hacı gavurun yarına kalmaz sandığımın ölümünü işte tam böyle unutmuş, belkide zihnimde çoktan gömmüştüm. Nihayet Hacı gavurun cenazesi de zihnimin istasyonuna o eski katar gibi yanaşmıştı. "Cenazeye gideceğiz. Hakkı, Bursa'ya sınava gidecek, sen gel" dedi Peder. Mehmet'in de dedesi öldü, onun da cenazesi var" demek istedim. Fakat, "Ölmüş olsa muhakkak ne hissettiğini söylemek için arar" diye düşündüm. Muhakkak hâlâ son nefesini saklıyordu. Bir zaman bana "Anneannenin ve dayının cenazesini izlerken ne hissettin" diye defalarca sormuştu. Sonra yeniden ve yeniden bir yakınını kaybetmenin, cenazesini izlemenin, ölü sûretine son defa bakmanın nasıl bir his olduğunu konuştuk. Mehmet'i aramaya karar verdim. "Belki bugün çıkıp gelecek. Ya da beni cenazeye bekleyecek." Deden nasıl" diye sordum. "Bitmez bir uykuda gibi. Bir ara gözünü açıyordu. Şimdi uyanıyor mu belli olmuyor" Yine de şifalar dilemekten başka bir şey gelmedi aklıma. "Aslında daha önce de böyle yatağa düştü. Belki yine ayaklanır" dedi. Henüz bir yakınını gömmediğinden, bir cenaze nasıl beklenir bilmiyordu. Nihayet insan, ansızın gelen bir ölümle her şeyi öğreniyordu. Ona hacı gavurdan bahsettim. "Köye cenazeye gidiyorum, gelirsen evde olamayacağım haberin olsun" Şaşırdı, bu ölümü, dedesinin olası akıbeti üzerinde âlâkadar buldu. Şu işe bak dedi, "Ben senden önce çıktım evden. Neredeyse cenazeye gittiğim kesindi. Ama olana bak şimdi. Bir de bakarsın bizim ki ayaklanır" Mehmet, bir başkasından dinlemediği sürece, kendi düzleminde mucizevi dokunuşları inanırdı. Fakat ne zaman başkasından duysa; "Olur mu canım öyle şey, muhakkak işin içinde baska iş var" der, kendince bir çok ihtimal sayıp dökerdi. Nihayetinde ikna edemez,
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hayırlı Cumalar Mesajı Atmış
Yürüyen putlara kulluk edenler Hayırlı cumalar mesajı atmış İşçi emeğini yolluk edenler Hayırlı cumalar mesajı atmış Mülk Allah'ın diye yazıp binaya Ölçüsüz insafsız zam yap kiraya Sofilik softalık satanlar güya Hayırlı cumalar mesajı atmış Duvarlara tek kat süren boyacı Mahsüle hormonu veren seracı Fahiş Komisyon alan aracı Hayırlı cumalar mesajı atmış İslamlık davası gütmeyen herif Ömründe camiye gitmeyen herif Ciğeri beş para etmeyen herif Hayırlı cumalar mesajı atmış Menfaat hükümran kalmamış insaf Müşteriyi soyan aldatan esnaf Ne kadar garip ne kadar tuhaf Hayırlı cumalar mesajı atmış Açgözlü tamahkar olmayın beyler Milletin ahını almayın beyler Hortumcu rüşvetçi çok sayın beyler Hayırlı cumalar mesajı atmış
Arafoloji 3/6
*Kendine sevmek- formül basit Fahri abinin dediği gibi: bol salça + bir tutam antioksidan suya karıştırılacak her saatin 36.dakikasında saç diplerine 3.36gram tek damla şeklinde uygulanacak. *Kendime övmek- deri sandalye üzerinde kollar açık otur göğüs kafesini şişkin yüzünü pişkin hale bürünmek suretiyle anlamsız sözler geveleyip durmadan kahkaha atılacak. *Kendine dinlemek- çevrecilik ve şehircilik ve kanalizasyonculuk ve hafriyatcılık işleri genel müdürlüğünün bakım onarım tadilat tahsilat tamirat uyguladığı alanlarda, iş makinesi operatörününden alınan tavsiyelere uyulacak. 1.Tavsiye "kulaklık da Azer Baba dinliyorum." 2.Tavsiye "kabin içine ayakkabı ile girmiyorum." 3.Tavsiye "meslek sırrıdır! bilgi verememişti." *Kendimle konuşmak- buzluköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesi özel güvenlik görevlisi Fahri abinin hanımdan aldığı bilgiye göre kendi kendine konuşana akıllı demiyorlarmış. Benden bilgilendirmesi , bu maddeyi uygulamak yada uygulamamak size kalmış. *Kendime gitmek- işte Arafoloji insanlarının sorununa değindiğim en köklü maddelerden biri de budur. Çoğu insan "kendine gel!" derken sorun kendine gitmemektir. İnsan kendine gidebilmelidir. İzlenecek yol ormandan geçiş patikadan zıplayış ve derede serinlemek ile devamlı yağmurla ıslak zeminde gerçekleşir. Yolun sonunu bulanlarda mutluluk huzur içinde horonumsu hareketler gözlemlenmiştir. *Kendime saygı- Arafolojik tespitlerin menfi sorunu saygısızlık olarak tespit edilmiştir. Kendinize saygı duymamaktan acilen vazgeçin. Bu saygıdeğer ikili, özsaygı ve üveysaygı olarak iki kardeştir. Özsaygı boyacı sobacı yahu neydi polyanacı gibi birşey iken üveysaygı gerçekçidir. Sade maden suyu tadı veren bu saygılı kardeşler limon ile tatlandırıldığında bazen şımarık saygısız olabilirler.
1000Kitap
Kavramlara tapmamalı.
Kavramları kutsallaştırmayın. Kavramlara tapmayın. Sen Tanrı dersin öbürü Allah. Meczup da Boyacı der. Dünyayı renklere boyayan, rengarenk yaratan der, sen hangi hakla koca Allah'a Boyacı dersin diye kızarsın? Sen Yargılayıcı mısın?
ÜLKE MASALLARI/ İRAN-KİRMAN&BAHTİYARİ HALK MASALLARI
Çevirisini yaptığım bu kitabın Editörlüğünü oğlum Barış Altay Gencel ve Kapak Tasarımı ile görsellerini kızım Fulden Gencel Boyacı yaptı. Gururluyum...🙋🏻‍♀️❤️🌸🧿😇🍀🪬👸🤴