Rehber niteliğinde,
Ne olursa olsun,
Yol boyunca seninle olsun,
Kalbinde bir yer aç, orda dursun,
İhtiyacın olur, unutma!
Zaman zaman açar okursun,
Olmazsa olmazın olsun.
biOKUr
Bu kitabı okuyun, okutun, hediye edin; okunmalı.
Keşke herkes okusa ve içindeki öğretileri hayatına uygulayabilse; yalnızca okumakla kalmayıp, hayatının bir parçası haline getirebilse.
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202427,8bin okunma
Benim davranış tarzımı Siyah dünya dikte ettirmiyor. Derimin siyah rengi birtakım spesifik değerlerin garantisi değil. Kant'ın soluk almasına izin veren yıldızlı gökyüzü nicedir bize de sırlarını vermekten geri durmuyor. Ve egemen ahlâk yasalarının da kendi değerlerinden pek emin olmadıklarını biliyoruz.
Bir insan olarak, çok az sayıda da olsa bazı gerçeklerin parlak ve soylu ışığını dünyaya düşürebilmek için kendimi hiçe saymak yahut yok olmak imkânını bile kullanabileceğimi rahatlıkla düşünebiliyorum.
Sartre, geçmişin yanlış bir açıdan bakıldığında niceliksel ve kitlesel bir varlığı kucakladığını, ama sağlıklı bir bakışla yeniden biçimlendirildiği takdirde bireyin gerçek bireyligi hakkında işe yararlı bilgiler verdiğini göstermiştir. Bu ikinci mahiyetiyle geçmiş, değere dönüşmüş geçmiş durumundadır. O halde ben de geçmişimi yeniden ele alarak, birbirini izleyen seçimlerle ondan hem işe yarar değerler türetebilir hem de onu mahkûm edebilirim.
Beyaz'a benzemek, onun gibi olmak istiyor Siyah insan. Bir tek yol, bir tek kader var Siyah insanın önünde: Beyaz olmak.
Siyah insan uzunca bir zamandan beri Beyaz'ın tartışılmaz üstünlüğünü kabul etmiş durumda, böyle olduğu için de bütün gayretiyle Beyaz insanın değerler örgüsüyle yoğrulmuş bir varoluş hamlesi gerçekleştirmek eğiliminde.
Bu noktada hemen şunu soruyorum kendime: On yedinci yüzyıl Zencisinin öcünü almaktan başka yapacak işim yok mu benim?
Şu kendini yok etmeye çalışan dünyada tek görevim Siyah gerçeği vazetmek mi olacak?
Kendimi insanları yüzlerinin rengine göre değerlendiren görüşü haklılaştıracak bir tutumla sınırlandırmam doğru olur mu?
Derisi renkli bir insan olarak, kendi ırkımın başka bir ırka göre hangi bakımdan yüksek ya da alçak olduğunu bulup çıkarmaya hakkım yok benim.
Derisi renkli bir insan
"Ben" kendini, kendine karşı çıkarak ortaya koyar diyor Fichte. Evet ile hayır arasındaki gidip gelme halidir bu. Giriş bölümünde, insanın bir evet tavrı olduğunu söylemiştik. Bunu tekrarlamaktan şimdi de geri durmuyoruz.
Hayata evet, sevgiye evet. Cömertliğe ve diğerkamlığa evet.
Ama insan bir hayır tavrıdır aynı zamanda. Horgörüye hayır. Nefrete hayır. İnsanın insan tarafından sömürülmesine hayır. İnsanın insana kulluğuna hayır. Ve insanın en insan yanının, yani özgürlüğünün yok edilmesine de hayır.
İnsan davranışları çoğu zaman tepki niteliğinde ortaya çıkmaktadır. Tepki de her zaman biraz öfkeyi barındırır içinde.
Buna, Güç İstenci adlı kitabında Nietzsche de işaret etmiştir.
İnsanı insan yapan temel değerlerle bağlantısını kesmeden onu eyleme yöneltmek işi aklıyla davranmaya, düşünceyle yol almaya karar veren ve kendini bunun için önceden iyiden iyiye hazırlayan kişinin harcıdır.
Sayfa 249 - Bölüm 7 - Zenci ve Tanımlama - B. Zenci ve Hegel - Versus Kitap Yayınları
Dünün kölesi bugün kendi insanlığına karşı meydan okunsun istiyor, kendi varlığı çevresinde bir çatışma, bir gürültü patırtı kopsun istiyor. Ama bunun için artık çok geç. Fransız Zencisi başkasını ısırmaktan çok, kendi kendini yiyip bitirmeye mahkûm edilmiş durumda. Fransız Zencisi diyoruz, çünkü Amerikan Zencisinin bambaşka bir dramı var. Amerikan Zencisi kavgaya giriyor ve kendisine karşı yürütülen horlamalara göğüs geriyor. Amerikan anayasasının sınırlarını zorluyor orada Zenci. Kaldı ki Amerikan anayasasında ırk ayrımını az çok yasaklayan maddeler var ve bu maddelerin bahşedilmiş haklara ilişkin olmadığından kimsenin kuşkusu yok.
Sayfa 248 - Bölüm 7 - Zenci ve Tanımlama - B. Zenci ve Hegel - Versus Kitap Yayınları