Onun için çektiğim bütün acıların o kısacık yürüyüşe değdiğine, o yürüyüşün hayatımın olağanüstü mutlu, özel anlarından biri olduğuna, o sırada, o mutlu ânı yaşarken hemen karar vermiştim.
O güne kadar hiç Freud okumamış olmama rağmen, gazetelerde okuyup sağda solda işittiğim "bilinçaltı" kavramını, hayatımın o döneminde başıma gelenleri açıklayabilmek için pek çok kereler kullandığımı hatırlıyorum.