Kalemi kağıdın üzerine bırakıyorum, kağıdı masanın üzerine.
Kalkıp pencereyi açıyorum.
Gökyüzünde yıldızlar var, karşıki evin çatısında martılar...
Bir rüzgâr deli gibi koşuyor sokaklarda...
İstese de çok uzağına gidemiyor insan kendisinin. Hangi trene binse içindeki bir adrese varıyor sonunda. Hangi rüzgâra tutunsa kendine savruluyor; hangi denize açılsa yine kendi kıyılarında buluyor kendini.
...
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi aferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım
...
...
sonsuza varmadan bir önceyiz sanki
-o sayının da bir adı vardı unuttum-
her şey öyle saydam öyle madensel
kapıların kilitleri açık ve herkes uykusuz
hepsinin elinde bir saat bir sümbülteber
...