Kitabın kapağını şu an kapattım. Kitap bitti ama ben de bittim! O tarifsiz, karşılıksız aşka böylesine tahammül etmek, her zerresinden mutluluk duymak, vazgeçmemek... Allahım bu nasıl bir aşktır dedirtti bana, yaşadığı acıları iliklerime kadar hissettim! İçim ürperdi. Öyle bir aşk ki ahlâki boyutunu, etik yönünü görmedi gözlerim. Werther'in Lotte'ye saplandığı gibi ben de Werther'in acılarına saplanıp kaldım. Gözlerinde kaldığı tek bir anla yetinebilmek, sevdiğinin dokunduğu şeylere sırf o dokundu diye taparcasına kutsallaştırmak... Kocası bu kadar çok seviyor muydu Lotte'yi? Neden Werther değil de Albert'tı hayatındaki?! Off offfff! Ben dağıldım biraz, yeni bir kitapla toparlanıncaya kadar izlerini taşıyacağıma eminim. Okumayanlara kesinlikle tavsiyemdir, okuyunuz!!!