Tarih baştan sona yapılan savaşların tarihi aslında, gelgelelim bu yüzyıl kendini de aştı. Bugüne dek kaç kişi vuruldu, sakatlandı, yakıldı, donarak, boğularak ya da açlıktan öldü kim bilir?
Çocuklar bizim gibi değildirler. Farklıdır onlar. Nüfuz edilemeyen, ulaşılamayan varlıklardır. Bizim dünyamızda yaşamazlar, kaybettiğimiz ve bir daha asla geri gelmeyecek olan bir dünyada yaşarlar.
Ağzımızı açıyoruz ve kelimeler birbirinin ardı sıra dökülmeye başlıyor, kökenini bile bilmediğimiz bir dolu sözcük. Yürüyen sözlükler gibiyiz. En sıradan gevezeliklerde kurduğumuz cümlelerde bile Latin, Anglo-Sakson ve Norveçli kökenlerimizi koruyoruz; kafalarımızın içinde bir müze var sanki, her gün o ülkeleri ve adını sanını hiç duymadığımız insanlarını zikrediyoruz. Dahası, ciltler dolduracak kadar konuşuyoruz - konuştuğumuz dil, hiç okumadığımız şeylerin dili.