Kitap Patikası

Kitap Patikası
@brctsdln
İyi kitaplar okumak, geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir. -Descartes
Geçmiş ölü değildir, hatta geçmiş, geçmiş bile değildir!
Sayfa 289·Kitabı okudu
Alıntı
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Sevdiğimiz, yokluğunda yaşayamayacağımız biri hastalanacak, ölmek üzere olacak ve onun hasta yatağının, ölüm döşeğinin başında çaresiz, uyuşmuş vaziyette oturmaktan başka bir şey yapamayacağız, bunu yaşadık, yaşayacağız. Yokluğunda yaşayamayacaklarımız ölürken, yavaş yavaş soğuyup soluklaşırken başlarında nöbet tutmalı ve sonra tekrar sokakların keşmekeşine, yanıp sönen trafik lambalarının, ağaçlarda çığlık atan kargaların arasına karışmalı, cenaze törenini düzenlemek için yapılması gereken pratik işlerin altında ezilmeli, ölüm ilanını yazmayı unutmamalıyız. Hepimiz buralardan geçtik ve geçeceğiz, cenazeden sonra haftalarca, belki bir yıl belki de kendi yok oluşumuza değin yas tutacağız. Gelgelelim canımızı acıtan ya da canını acıttığımız biri, ilişkiyi çözümlemeden, dürüstçe konuşmadan, insanlık durumunu karşılıklı olarak irdelemeden ölürse sırtlandığımız yük daha da ağırlaşacak. Dürüst bir konuşma, karşılıklı anlama çabası, aydınlatıcı bir sohbet yaşamın anlamsızlığını, boşunalığını, temel varoluşsal durumumuzun sıkıntılarını hafifletir, gücümüz dahilinde olan, elimizden gelen pek az şey var, bu onlardan biri.
Sayfa 235·Kitabı okudu
Alıntı
Bir kadın çocuk doğuruyor ve kollarına verilen, ona bağımlı, onun bakımına muhtaç bu çaresiz yaratıkla nasıl başa çıkacağını bilemiyor. Kendi kendinle bile başa çıkamazken çocukla nasıl başa çıkacaksın? Çocuk yük oluveriyor, çocuk imkansız bir zorluk oluveriyor, bir zamanlar olduğun çocuğu bile taşıyamazken bu yükü, bu çocuğu nasıl taşırsın, hepimizin içinde yaşayan o çocuk nasıl taşınır, özellikle de küçük yaşta yitirdiği annesini zar zor hatırlayan, bu yüzden annesini içinde bir delik gibi taşıyan biri, hepimiz annelerimizi içimizde bir delik gibi taşırız, büyük ya da küçük, ölü ya da diri, işte bu yüzden yaşayabilmek için bu delikleri doldurmaya çalışırız ya da annelerimizi reddederiz ama o zaman da -becerebildiğimizi düşündüğümüzde- özgürleşmenin suçluluğuyla yaşamak zorunda kalırız.
Sayfa 230·Kitabı okudu
Alıntı
Duyduğum ilk şarkı annemin beşiğimin başında ağlamasıydı.
Sayfa 212·Kitabı okudu
Alıntı
Gençken çocukluğun ne kadar belirleyici olduğunu bilseydik, çocuk sahibi olmaya asla cesaret edemezdik.
Sayfa 190·Kitabı okudu
Alıntı