Bir yaşa gelmeden hayatın ne kadar uzun olduğunu anlamıyorsun. Her şeyinin bittiğini sanıyorsun ama bitmiyor, uzun süre bitmiyor. Bedeninin hayatta kalmak için ne kadar az güce ihtiyacı olduğunu anlamıyorsun, vücudun sana inat ölmeyi reddediyor.
Herkes sansürün kim olduğunu bilirdi: Yüksek yerlerdeki efendilerinin hoşuna gitmeyeceğini düşündüğü her şeyi kesip atan, çığırtkan, utangaç bir adamdı sansür.
Bana verdiği anlaşılmaz öğüdü tam olarak hatırlayamıyordum. Şükretmek mi sevginin başlangıcıydı, sevgi mi şükretmenin? Önemli değildi aslında; sonuçta insanı uzun vadede mutsuz eden şeyler kelimeler değillerdi. İnsanı mutsuz eden anılardı, solmak bilmeyen, yerinden oynamayan karanlık anlar.