Annesiyle düzenli iletişimi olan ve onunla geçmişi konuşan kişi, geçmişin yeniden yaratılmasına yardımcı olur ve ortaklaşa bir tarih oluşturulur. Öyledir sanıyorum.
Aile sırları, bazen sır olarak kalmalı. Sırların ortaya dökülmesi çoğunlukla acı ve hayal kırıklıkları getirir.
2021 Nobel Ödüllü Abdulrazak Gurnah'ın yazdığı Kumdan Yürek adlı kitap, bir ailenin dağılışı ardındaki gerçekleri gün yüzüne çıkartıyor. Mehmet Deniz Öcal çevirisi ile dilimize kazandırılmış kitabın önsözü Barış Özkul'a ait. Bu önsözde, yazarın kitabı Shakespeare'in Kısasa Kısas adlı tiyatro metninden uyarladığı belirtilmektedir. Bu adaptasyonda, Kısasa Kısas oyununa yapılmış açık göndermeler olduğunu ve kitabın isminin de buradan geldiğini belirtmiş. Ben Kısasa Kısas eserini henüz okumadım ama kitabın sonlarına doğru oyunun özeti de okuyucuya aktarılmış.
Kumdan Yürek kitabının konusuna gelince; Salim Zanzibarlıdır. Annesi ve babası küçük yaşlarında ayrılır. Toplum geleneklerine göre bu pek alışıldık bir şey değildir. Babası Masud bir gün evi terk eder ve tanıdıklarının tek odasında yaşamaya başlar. O günden sonra annesi Saida babasına her gün yemek taşımaya başlar. Salim biraz daha büyüdüğünde bu işi kendisi yapar ama babası ketum ve içine kapanık olduğu için detaylı konuşamazlar. Bir süre sonra Amir dayısı (Amir dayının boyu posu devrilsin demek istiyorum burada ve her zaman) Salim'i alıp Londra'ya yanına almaya ve orada okumasına karar verir. Ancak, dayısı ile okuduğu bölüm konusunda anlaşamaz, okulu bırakır ve kendisinin istediği edebiyat bölümünü okumaya karar verir. Amir dayısına evden ayrılmak istediğini söyler ve Londra'da tek başına hayatını idame ettirmeye karar verir. Seneler sonra Zanzibar'a döndüğünde babası ile buluşur ve neden annesi ile ayrıldıklarını, geçmişlerinde neler olduğunu dinler.
Kitapta; bu aile çalkantıları arasında Zanzibar devriminden, İngiliz sömürgeciliğinden, politik güçlerin hayasızlığından, insan ilişkilerinden, eğitim